Yirmi dört saat gündüz gece
Allah diyende, yallah diyende
Şu dünyanın içinde
İbne olmakta bedava
İyilik yapmakta ekmekten ucuz
Doğsan da hoş, ölsen de
Üzülürsen ben kahrolup
Gözlerimi gökyüzüne bağışlar
Sana mutluluk gözyaşlarını döktürürüm
Rengin solarsa kalemimi denize verip
Ayak bastığın tüm sahilleri
Selam vermeyerek isteniyor
Görmemezlikten gelinip, görmeyince küsülüyor
Birbirine düşürerek kendisi barışıyor
Torunun yavşakmış Ademim
Hatır gönül bilinmiyor
Sevdamıza satranç oyunu
Oynayacak kadar yere düşmedim
Atın sırtına binip
Sevdanın savunmasız kalesine saldırmadım
Fil olup aşkın piyonunu ezmedim
Sevdiğime şah çekip mat etmedim
Bugün on üç mart
Bazlama yanaklım doğmuş
Kırşehir’e güller açmış
İsmi semahat koyulmuş
Bebeklerin en şekeri
Sağır, kör, dilsiz, beyinsiz, hastalıklı
Geveze, onursuz, yalaka, unutkan, dengesiz
Dangalak, vefasız, hırsız, kültürsüz, korkak
Yalancı, sahtekar, vurdumduymaz, dinci, ahlaksız
Huysuz, şımarık, kumarbaz, kaba, saygısız
Ukala, aptal, mal, it, boşboğaz
Sen bu kitabı okurken
Ben gözyaşları döküp
Bulut olmuş gözlerimle
Gurbet çiçeğini açtıracağım
Seni bilmem bilemem
Yüreğim kördür bir kere
Birazdan bir rüzgar geçti
Sarı saçıdan esip geçti
Tüm güzelleri alıp geçti
Hayal ötesine koyup geçti
Adem torunu güzel gördüm demesin
Yoruldum onu aramaktan
Eridim hep ona yanmaktan
Alevin içinde kül olup
Hasret dumanından boğuldum
Bu gözyaşlarım ırmak olup
Düşmanlar kapıya dayanıp
Vatanım elden gitse bile
Hainler canını alsa da
Yıkılmak yok çatlı yiğidim
Ocağımıza ateş düşüp




-
Gokhan Celebi
Tüm Yorumlarharkuleda tebrık edıyorum