Üstümdeki yorganım yok
Başımdaki yastık kayıp
Yalan düzene karnım tok
Yıllar bana etmiş ayıp
Gurbette resmine bakarak
Hasret çıktı dağıma
Hüzün aktı bağıma
Damlayan gül yağmuru
Değdi gençlik çağıma
Karanlık yüreğinle
Engelli olmayanın kendi arasında yaşadığı
Her olayda bile
Engellilerin dördüncü sınıf canlısı
Olduğunu daha net anlaşılmak
Engelliler adına ne kadar
İçler acı durumdur
Sinirlenmek öyle olunmaz
Nasıl mı olunur
Fatih güler sinirlensin görürsün
Hani bir laf var ya
Çocukla çocuk, büyükle büyük diye
Bu lafı sonsuz çoğaltırım
Sonbahar yaprağı gibi
Eylül ayında döküldü
Karakış gelmeden daha
Simsiyah saçım ağardı
Yalancı mevsime selam
Bir tek teline can verilip
Heceli şiirler yazılır
Şarkılar türküler yapılıp
Evrene sığmayan saçların
Türkiye’me rüzgar estirip
Rüzgar gülü gibi
Olgunluk dağı tepesine
Zarafet veren rengarenk gökkuşağı köprüsü
Azerbaycan’la Türkiye’yi birleştirir.
Avukat değilim ki
Size kendimi savunacak
Öğretmende maalesef değilim
Her şeyi öğrenip öğretecek
Doktor nasıl olayım
Derdime derman bulacak
Anne evladından saygı sevgi bekler
Oğlu şairse şiir
Kızı yazarsa güzel söz
Uzaktaysa tek telefon
Tatlı tebessümle el öpülmesini bekler
Vatanına, milletine, insanlığa
Uykumun rüyasısın sen,
Gündüzümün hayalisin sen,
Gecemin uzaktaki yıldızısın sen.
Şarkıların dilinde hep sen varsın
Şiirlerim ilhamsız,




-
Gokhan Celebi
Tüm Yorumlarharkuleda tebrık edıyorum