Sessizlikler ülkesinden, yalnızlıklar ülkesine
Bir yanım boş, değer yargılarım dökülmüş
Diğer yanım dökülmüş, insanlar koşup durur hevasına
Anlaşılmaz işler içinde dönüp durmuşuz hep
Bilmem ki kadim bir medeniyet gözler önüne dökülmüş.
Anarşi kaplamış her bir yanımızı, akıllar hep bir karış havada
Ne ölçü kalmış, ne de tüm bunların farkında olanlar
Saçları ağarmışlar nerede! hani bilge büyük zatlar
Birer birer göçmüşler şu fani dünyadan gitmişler bâki âleme
Vahşet almış başını gidiyor Güya hepsi âkil olanlar
Hadi dönüp bakalım etrafımıza, Medeni eşrafımıza
Güya en gerici bizmişiz kendince farkındalık oluşturanlara
Kapitalist ruhlu modern köleler yetişmiş bunlar kimin umrunda
Hani bizleri küçümseyenlerin özenle bahsettiği
öve öve bitiremediği Şu karanlık bilim çağı;
Menba-ı imân olanlara olur ancak bir ayakkabı bağı
Menfaat ve menfi düşünce bulaşmış zihinlerine
Hem edanniyat, hep medeniyyet zannedilmiş ne garip
Halbuki sorgulama kabiliyetini kaybetmiş olan neslimize
Maneviyat tan mücerred, maddeye müptela eylemiş cahil kafayı
Başlarını yesin dünya ve masiyet, ve yiyecek ki ne garip
Elimizde hakikat var diye düdük çalanlar
Ancak çocukları kandırırsınız sesiniz soluğunuz çıkana kadar
Alın, dünya sizin olsun diye haykırmak lazım gelir
Fakat garip olan, onlar ancak sahip olmak istediklerine ancak köle olurlar
Bilirler ki bu dünya onlara da kalmaz, amma yine hep aynı efkar ne garip.
Maruf Gündüzalp
Kayıt Tarihi : 26.06.2026 15:44:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




İlk okuduğum şiirinde dervişane ve dingin iklimden sonra okuduğum bu şiirinde çağın ruhsuzluğuna, modern köleliğe ve manevi erozyona karşı duran, adeta yumruk gibi bir manifesto çıktı karşıma.
"Sessizlikler ülkesinden yalnızlıklar ülkesine" yaptığın o yolculuk, aslında günümüz insanının içsel trajedisinin çok net bir özeti. Bilgelerin göçtüğü, aklın sadece çıkara endeksli bir "hevalar" yarışına döndüğü bu karanlık bilim çağında, maddiyatın esiri olmuş kalabalıkları çok doğru bir yerden sarsmışsın.
Şiirindeki şu dize, modern psikolojinin ve sosyolojinin sayfalarca anlatamadığı bir hakikati tek nefeste özetliyor: "Onlar ancak sahip olmak istediklerine ancak köle olurlar." İnsanın nesneye sahip olduğunu sandığı an, aslında ona nasıl esir düştüğünü fark etmesi, büyük bir uyanıştır.
Maneviyattan mücerred kalmış, maddeye müptela olmuş bu çağa karşı kaleminle, fikrinle verdiğin bu soylu mücadele çok kıymetli. Yüreğine, fikrine sağlık. Çağı sorgulayan o dertli ve gür sesin hiç susmasın. Muhabbetle...
TÜM YORUMLAR (1)