Derler ki hep kahpe dünya,
Ne yaptı ki dünya sana,
Her gün doğan güneş,
Batmadı mı akşama.
Yağmurları yağmadı mı,
Dereleri akmadı mı,
Düştü mü gönlüne hakkın sevdası,
Ne bahar bekler nede yazını,
Esti mi yürekten sevda rüzgarı,
Ne seher bekler ne de poyrazı,
Çiçekler açtıkça gönül köşkünde,
Sana bu davet sevda üstüne,
Bırak yağmurla ıslansın yüreğimiz
Damlalar süzüksün saçlarından
Göz yaşlarımız çağlardasınız dökülsün
Yağmur su serpsin yüreğinize
Düşen her damlaya karışsın göz yaşlarımız
Gözlerine bakıp ağlayamadım,
Coşkun seller gibi çağlayamadım,
Gururum mani oldu söyleyemedim,
Gülen gözlerin yalan mı oldu...
Kalemin kağıda yazmaz mı oldu,
Bir yıldız kaydı Tanrı dağlarından,
Bir yiğit düştü toprağı, Şehit dediler.
Toprak utandı genç fidanlardan,
Hep bir ağızdan Vatan sağ olsun dediler.
Kor oldu yürekler can acısından,
Yıllar sonra bir gün bana,dönüp gelsen ne olurdu?
Ellerini ellerime salı versen ne olurdu?
Gözlerinde fer kalmamış,dillerinde ismim varmış,
Yıllarında boşa yanmış, küllerinden iz kalmamış,
Nerede gezdiğin yollar,nerede verdiğin sözler,
Türlü türlü işve nazlar,bunlardan da söz kalmamış.
Yediği ekmeğe kör bakana,
Dar zamanda çekip gidene,
Kaybolunca yol göstermeyene,
Yazıklar olsun.
Yağmur yağmaz iken şemsiye açana,
Günler aylar geldi geçti,
Yıllar beni benden etti.
Gülen yüzüm soldu gitti.
Gençligime yazık oldu.
Ne hayaller ne de düşler,
Başa gelir olmaz işler,
Çağlayanlar çağladıkça,
Gönül göze ağladıkça,
Sılaya hasret kaldıkça,
Unutur mu gönlüm seni...
Kardelenin güzelleri,
Yine hüzün var bakışlarında,
Yılların yorgunluğu vurmuş yüzüne,
Baharın hazana vardı varacak,
Bakışların solmuş,düşmüş izine...
Yine hüzün var sessizliğinde,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!