Başlangıç eşiğinde, ulu erenim uyan,
Gölgeler aleminde, var mıdır bizi duyan,
Deruni sancılarla, paklık sularla yunan,
Aydınlık sabahlara, yürüyoruz yan yana.
*
Fani hevesatları, terk edip aşanlarız,
Gösteriş putlarını, temelden yıkanlarız,
Batının denizine, durmadan dalanlarız,
Sessizlik vadisinde, yankılanır nidamız.
*
İlerlemek şart oldu, hakikat menzilinde,
Nurlu muştular saklı, erenlerin telinde,
Gaflet perdesi yırtık, erenler mahfilinde.
*
Bütün bu yozlaşmalar, kanayan yaramızdır,
Sahtelik zincirleri, engelli belamızdır,
Yalanların pazarı, onulmaz vebamızdır,
Hakikati bilmeyen, bu gafiller sürüsü.
*
Kibir kulelerinde, şaşanlar hep hüsranda,
Gölgeleri hak sanıp, tapanlar hep zindanda,
Maddenin esirleri, boğuluyor dumanda,
Gösterişli saraylar, mezar oldu nicesi.
*
İçtenlik pınarları, çoktan kuruyup soldu,
Duru ve temiz olan, rüzgarlara savruldu,
Riyakar kahkahalar, maskeler ile doldu,
Izdırap çemberinde, boğulmakta yığınlar.
*
Çare bulmak gerekir, sızlayan bağrımıza,
Kulak vermek gerekir, deruni sedamıza.
*
Erenler buyurmuştur, birlik türküsü haktır,
Mana okyanusundan, fırtınalar uzaktır,
Surete aldananlar, seraplara tutsaktır,
Tözü kavrayan kişi, nurlu yola erendir.
*
Bencil niyetli olan, kovar yüce hikmeti,
Menfaat perdesinden, süzülür hep zilleti,
Maddeye tapanların, yıkılır haysiyeti,
Fani parıltılarla, avunur hezeyanlar.
*
Bayağılık putuna, tapanlar çoğalmakta,
Derinlik madenleri, tozlara karışmakta,
Samimi sığınışlar, rüzgara takılmakta,
Ulu erdemlerimiz, pazarda satılıyor.
*
İçsel yolculukların, rotası şaşırtılmış,
Bağırlar diyarının, eşiği kapatılmış.
*
Maziye şekil veren, civanlar bulunurmuş,
Tözüne dönenlere, sırlar hep açılırmış,
Kavşakların ucundan, sapanlar kahrolurmuş,
Şuur ile çözülmez, muamma var bütünde.
*
Hemhal olmak gerekir, düşkünlerin yasıyla,
Eriyip tükeniyor, pak inançlarımız da,
Duyarlılık silindi, hoyratın tırpanıyla,
Kin tohumlarıyla, zehirlendi hep fidanlar.
*
Hoşgörü çeşmeleri, kurudukça kurudu,
Şefkatli akarsular, çamurlara bulandı,
Beşeri ilkelerin, kalesi parçalandı,
Soğuk fırtınalarda, titremekte bedenler.
*
Karanlık dehlizlerde, şaşkındır dolananlar,
Ziyaya hasret kaldı, yolunu şaşıranlar.
*
Erenler dergahında, ölçü nedir söylendi,
Hakikat aynasında, kusurlar hep elendi,
Koşturan varır dendi, sırlar böyle eklendi,
Gölgelerin içinde, parlayan meşale var.
*
Evrenin tarlasında, fidanlar yeşillenir,
Yaradanın lütfuyla, nefesler tazelenir,
Duru niyetle yanan, gölgeleri deler bil.
*
Huşu halkalarından, dökülürken yakarış,
Sema katmanlarından, süzülür ulu nakış.
*
Yolunu şaşıranlar, eyvaha sığınırlar,
Sükutun eşiğinde, kıyama duranlar var.
*
Gerçek tartı niyettir, batın terazisinde,
Sonsuzluğa uzanır, kutlu dost meclisinde,
Yaratılış senedi, savurduklarımızdır.
*
Bırakılmış menzilden, umduklarımızdır hep,
Sonuca erecek şey, duyduklarımızdır hep,
Bilgeler sormaktadır, hani nerede rehber.
*
Geçenki o duruluk, arılık nerde kaldı,
Hataların içinde, hevesler dibe daldı,
Gizlenmiş kuruntular, boşluğa doğru kaydı,
Maddeci zincirleri, boynumuza dolandı,
Menzilsiz kalan canlar, bataklıklarda yandı.
*
Kanayan bereleri, sarmak için çabalar,
Yabancı kervanları, steplerde konaklar,
Kırılmış boncuklarla, bezenmiş tüm sokaklar.
*
İrfanın rehberleri, şahısların tacıdır,
Sadakatsiz vadiler, bağırların hıncıdır,
Toplulukları saran, mananın ilacıdır.
*
Tövbeler denizinden, inciler çıkmaktadır,
Noksan olan hakikat, idraki sarsmaktadır,
Kısmet denen o çizgi, ufkumuzu boyar hep.
*
Erenler sormaktadır, sermaye neye yarar,
Sema kubbesi altı, tefekkür bizi sarar,
İlerlemekle bitmez, içteki fırtınalar.
*
Dengesizlik sesleri, kulaklarda çınlamış,
Mırıltılar içinde, yankılar dalgalanmış.
*
Erenler demiştir ki, bilinmez köşeler var,
Sessiz kalmış bağırlar, nidasızlığa yanar.
*
Ey yoldaş cemalindir, aynalardan aşikar,
Güzellik heceleri, defterlerde yadigar,
Derin bir nefes ile, oluyorlar bahtiyar.
*
Ben de dalıp giderim, karanlık akşamlarla,
Hata eden gizlenir, sapsarı yapraklarla,
Beşer tözünü bilmez, savrulur rüzgarlarla,
Temizlendikçe parlar, paklanan ırmaklarla.
*
Yoldaş canım dertlidir, körkütük bağlanmaktan,
Cemalim garip kalmış, hicranda satılmaktan,
Eşiğe vuran nura, örtünüp açılmaktan.
*
Sordum nereye doğru, yayılır sarsıntılar,
Bilinmez sarp dağlardan, yuvarlanır kayalar.
*
Ey yoldaş sen ve ben de, ıstıraplarla dolduk,
Küstah kuruntularla, pınarlarda kaybolduk,
Hecelerin ateşi, yaktıkça biz kavrulduk,
Haykırışım silinsin, diyor içimden bir ses.
*
Seyyah ezgisi gibi, salıverdiğimiz yaş,
Erenler demiştir ki, ustasın yavaş yavaş,
Müspet bir nazar ile, bakıyordu arkadaş,
Ulu bir kelam söyle, sarsılsın bütün dağlar.
*
Tutku harabeleri, inadına yükselir,
Kederim yok gibiyken, muştular içe gelir,
Kıblem hep seni arar, beden toprak kesilir,
Selam getiren elçi, sükunette parlıyor.
*
Tapınağa girmeli, el pençe durmalıyım,
Karanlığa inat hep, tomurcuk sunmalıyım.
*
Bir tatlı serüvendir, karanlığın inmesi,
Rehberin nidasında, toplanıp inlemesi,
Farklı bir yeryüzünde, billurdan terlemesi,
Karanlık dehlizlerin, sularına tutunsak.
*
Bırakılmış tasvirler, mazilerde paslanır,
Nitelik ellerimde, bilinmezde uslanır,
Sükunetin içinde, yücelere yaslanır,
Bilinçsizce dokunuş, taliplinin aynası.
*
Titremeler bağrında, dirilir ince nefes,
Büyülü tohumlarda, yeşeriyor ince ses,
Bıraktığın yitiktir, seni bekler bir kafes,
Uçuşun semasında, yıldızları utandır.
*
Yoldaşım rehberimiz, kaçanları ikaz et,
Doğrudur söyledikleri, etmeliyiz hep gayret,
Fakat her bahçe bize, eşit değildir elbet,
Eğer hava dönerse, can özüne sığınır.
*
Karanlık seferlere, heveslenme sakın sen,
Ateşe yanaşanlar, ürker alevden hemen,
Göktaşı fırlatırlar, gölgelere aniden,
Şu lisan ovasında, karanlığın türküsü.
*
Ziya nedir bilemem, hoş turlara çıkarken,
Kutsal niyetlerim var, güzergahı çizerken,
Gölgelerim tartıda, yazmak çok zordur derken,
Tavırda ahlak şarttır, sormak beşeri yorar.
*
Ey yoldaşım gel dinle, nurlu hakikatleri,
Şefkatini esirgeme, bul o ulu dertleri,
Temizle pak sularla, kalbindeki kirleri.
*
Artık vakit daraldı, sabaha varıyoruz,
Mana alemindeyiz, putları kırıyoruz,
Yüce erdem yolunda, durmadan yürüyoruz,
Zincirleri kopardık, hürriyete uçtuk hep.
*
Yalancı maskeleri, yüzlerden soyuyoruz,
Deruni sevdalarla, menzile koşuyoruz,
Bataklıktan çıkarak, engine taşıyoruz,
Aydınlık ufuklarda, umutla gülüyoruz.
*
Zalimlerin zulmüne, boyun eğmek hatadır,
Doğruluğu saptırmak, onulmaz bir beladır,
Yoksulu ezmek ise, en amansız yaradır,
Mazlumun ahı tutar, yıkar bütün tahtları.
*
Kibirlenen krallar, devrilip gidecektir,
Haksızlık sarayları, yerle bir edilecektir,
Zorbalık saltanatı, elbette bitecektir,
Zalimlerin sonu hep, hüsran ile doludur.
*
Garibin inlemesi, denizleri taşırır,
Mazlumun bedduası, hep dağları aşırır,
İlahi terazi var, hesapları şaşırır,
Hakikatin kılıcı, yalanları kesecek.
*
Doğruluğun güneşi, ufuklardan doğacak,
Karanlık akşamları, nurlu sabah boğacak.
*
Bağırlar diyarında, sadakat fidanları,
Yeşermelidir artık, dostluk armağanları,
Kuruyan sahalara, inayet yağmurları,
Yağmalıdır durmadan, yeşertmeli umudu.
*
Birlik ve beraberlik, yeniden kurulmalı,
Düşmanlık duvarları, temelinden kopmalı,
Vefa ile sarılıp, yaralar sarılmalı,
Kinin harlı odunu, selamet söndürmeli.
*
Beşerin onurunu, ayağa kaldırmalı,
Fesadın tohumunu, kökünden kazımalı,
İyilik fidanı da, her yöne ekilmeli.
*
Barışın güvercini, gökyüzünde uçmalı,
Savaşın çığlıkları, ebediyen susmalı,
Hep dostça yaşamanın, destanı yazılmalı.
*
Tabiat kucağında, gizem fısıldanıyor,
Rüzgarın nefesinde, hikmetler saklanıyor,
Dağların zirvesinde, heybetler aklanıyor,
Ormanın derininde, can bulur tüm fidanlar.
*
Nehirler akıp gider, denizlere kavuşur,
Dalgalar kayalara çarparak, hep dövüşür,
Kuşlar semalarda, hep özgürcene uçuşur,
Güneşin sıcaklığı, ısıtır yerküreyi.
*
Yağmurun damlaları, can verir ovalara,
Tohumlar filizlenir, uzanır semalara,
Doğanın bu ahengi, ibrettir şuurlara,
Mevsimler döner durur, nizam çerçevesinde.
*
Her canlı tespih eder, yaratanı derinden,
Evrenin pak kitabı, incelenir serinden.
*
Bitişte der isek biz, yolumuz hakikattir,
Yalandan uzak durmak, en yüce selamettir,
Dürüstlük rotasında, yürümek fazilettir,
Hak yolundan sapanlar, karanlığa gömülür.
*
Sabrın meyvesi tatlı, çilenin ucu hoştur,
Zorluklar aşılır hep, imansız çaba boştur,
Derinden niyaz edip, manevi yola koştur,
Tözünü arındıran, ebedi rahat bulur.
*
Fani evrenin malı, evrende kalacaktır,
Sadece amellerin, seninle olacaktır,
İyilik yapan kişi, felahı bulacaktır,
Hak terazisinde, ameller tartılacaktır,
Ebed diyarında, mükafat alınacaktır.
Kayıt Tarihi : 10.06.2026 10:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!