Niye durgunsun gönül, heyacanın mı bitti.
Ben gibi yalnızmısın,ümitlerin mi yitti.
Figanın arş ı aştı,yoksa yarin mi gitti.
Ben gibi yalnızmısın,ümitlerin mi yitti.
Ne kadar gizlesen de, ben aşkını tanırdım.
Acılar çiçek olup,açtı yanık bağrımda.
İsyana döndü hasret,sitem var efkarımda.
Karalar giydi bülbül,güller yok baharımda
İsyana döndü hasret,sitem var efkarımda.
Akşamlar mı karardı,mehtabıma ne oldu.
En zor bölümüydü bu etap gezimizin
Artık hiç kesilmezdi dermanı dizimizin
Gün doğdu yer ısındı, kafile yola çıktı
Doğa kokusu güzel, esen meltem ılıktı
Yol kestirme ve iniş,orman gölgesi geniş
Yankı için yeterli, ufacık bir sesleniş
Ormanların sesini dinlerken gümbür gümbür
Farkında olmasak da katıyor ömre,ömür
...
Geçtik su ile dağın, birleştiği yerlerden
Islanmıştı libaslar, akıtılan terlerden
Aşıp ufak tepeyi, son Çinigöl’ü bulduk
O gün dağları geçen, iki muzaffer kulduk
Karda açan beyaz çiçek gibi
Körpecik baharımda
Kalbime girdin
Benim umutlarımı
Bahar yağmurlarına nikahladın.
Sarhoşluğun en güzelini
Ilık bir haziran akşamında sen
Uzun saçlarını savurarak gel
Çapkın bakışlarınla aşıkı süzen
Dolgun dudaklarınla gülerek gel
Kiraz olmuş o yanaklarınla sen
Susayan çöl toprağına
Nisan yağmuru olayım
Sarmaşık gülleri gibi
Hep boynuna sarılayım
Bir yağmur damlası olup
Öğretmenimin ufku geniş gözleri çakmak
Öğretmenimin tutkusudur meşale yakmak
Öğretmenimin ülküsü hep atiye bakmak
Öğretmenimin tukusudur meşale yakmak
Eşsiz Atamın gençliğinin önderi sensin
Gözlerime bakmadan vada mı edeceksin
Gülyüzlüm iki ömrü heba mı edeceksin
Gurur için aşkını feda mı edeceksin
Gülyüzlüm iki ömrü heba mı edeceksin
Üzülmem diyememki ayrılık acısına
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!