Kırdılar bu Yüzden gurbete gittim
Gücüm bitti beni kımayın artık
Bedeni eskittim yollar tükettim
Ő mrü ahırımda yormayın artık
Düven sürdüm kör öküzün ardından
KIZ KALESİNDE SABAH
Kaçıncı Feneri Söndürdüm
Dün Gece Tavernalarda
Barmenlere Sordum, Bilemediler
Yorgun Adımlarımla Kız Kalesinde,
Okadar kolaymı namuslu olmak
Emek erdem gerek ak yürek gerek
Hakkın ölçüsünde bir insan olmak
Emek erdem gerek ak yürek gerek
Namuslu olmanın bedeli ağır
Yaz diyorsun be dostum
Kolaymı görmeden yazmak
Mehtabın alazını yakamozlada.
Ramazan olmasa idi
Kim tanırdı orucu
Kim bilirdi kimler tutuklu kaldı
Bakma pencereme,
Göremezsin gözyaşlarımı
Söndürdüm ışıklarımı
Kararttım odamı
Kapadım perdelerimi
Dağlarca acılarlara alıştım
Çoğaldık ÇoğaldıK túrkú sóyledik
Gónúlden gónüle aktı sesimiz
Gurbetten sılaya kóprú eyledik
Hasret dağlarını yıktı sesimiz
Yusuf gibi dúştúk kenan çólúne
Namussuzlar hüner gibi ortada
Namuslular yoksul kaldı çürüdü
Tüm sahte vaatler kaldı arada
Vaat lafta kaldı yalan yürüdü
Zikri başka fikri başka birinin
Do,Re,Mi,Fa,Sol, Lâ,Si,
Zurnanın bilmem nesi
Benmi kimim, kimim ha ben
Denizlerin zır delisi
Yeşil ovacıkta mavilere
Makilere daha’da nelere
Parke yolları ıslak ve kaygan
Aah aah ya birde benim yollarım
Yanakları kırmızı toprak üstünde
Dizi dizi palmiyeden kaktüse
Keçi boynuzun dan zakkum çiçeklerine
Berdan kıyısında turnalar
Umutlarımı serdim yol etttim
Yürüttüm okyanuslara getirdim
Adalara geldim suların altından
Ünvanlılar diyarına nam olsun diye
Gördüm asalet sıffatı içinde
Ruhları ilkel çağlarda kalmışları.




-
Fahri Isık
Tüm YorumlarBöyle Siirlere gerçekten Ihtiyacimiz var