Kim bilir seni benim gibi
Senin Güllü naz´ını,
Sırtından Kalçalarına dökülmüş
Küheylan belikli Saçlarını
Kimseler bilemezdi Benim Gibi,
Mahzun Yüzünle, bana bakan çakır Gözlerini
Son baharın hüznü çöktü buraya
Ebabil kuşları çekip gittiler
Ahmet mehmet tufan girdi araya
çatılmış kaşları çekip gittiler
Flamingo evde yaşlı hastalar
Kolaymıdır Canı candan koparmak
Ateş bağrımda yaktımda gittim
Veda edeip eşe dosta ayrılmak
Gözümün yaşıyla baktımda gittim
Kanatsız kuş oldum umuda doğru
ÇIKMAZ SOKAKLAR
Sürüldük çıkmaz sokaklara
Boynumuzu büküp diz çöktük
Karanlık kaldırımlar’da kaldık
Halbuki bahar gelmişti
Adı kıkbeş belikli bin bir naz
Küheylan saçları topuklarında
Bastırmış yüreğine umutlarını
Dokuma dezgahlarında dokumuş duygularını
Ne kayserli nede sivaslı bildim bileli
Kalbine mekan kurmuş tarsusun, çileli
Söylendi türkümüz
Seksen iki evlerden fabrikaya kadar
Sevdalı yüreklerde yanık yanık
Ellerde çalındı darbukalar,
Bin bir nazın türküsü dillerde
Söylendi demirkapıya kadar..
Arkamda toroslar önümde akdeniz
Birinde yangınlar, diyerinde buzlar var
Ō nümde cana can, katan bakışlar
Ardımda dökülen ömür tuğlaları
Boş verin yaşımı başımı
İçimde kara sevdalar var
Ben toros dağlıyım çukurovalı
Kadirlide Anavarzanın çakır dikeniyim
Beyaz altınıyım pamuk dallarında
Osmaniyede topraklarında Yer fıstığıyım
Ben akdenizliyim anamurda muz bahaçelerinde
Antik çağları bağrında taşıyan kilikyadan
Temmuz ağustosmu yoksa eylülmü
İşte yine böyle biryaz günüydü
Bir ikindi vakti akşam üstümü?
İşte yine böyle bir yaz günüydü
Çok uzaklarda bir yer var
Sabahları güneşsiz, ve soğuk bilirmisin?
Hasret geceleri gibi zalim,
Uzunca karanlıkları, ışıkları olmayan
Hatıralar kırık dökük,
Sevdalılar boynu bükük.




-
Fahri Isık
Tüm YorumlarBöyle Siirlere gerçekten Ihtiyacimiz var