Sıcak su omuzlarına çarparken yorgunum dedi Destina, her damla ona ait olmayan günahlarla titriyordu. Yüzleşmekten korkmazdı Destina anlamsızlıktı onu ürküten. Şimdi korktuğu başına geldi hissediyordu ama hiçbir kelime kalbinin acısını anlamlandırmıyordu. Yüklerinin farkındaydı ama hiç biri ona ait değildi. Suyu izledi usulca "bedenimi arındırmaya çalışırken neden başkalarının günahlarını kabul ediyorum" diye sordu kendine. Onların yüklerini hafifletirken ağırlaştı destina ve bencil ruhlar kabul edemedikleri günahlarını onda görünce kaçmaya başladı. Bu adil değildi Destina insanlar neden kendi gölgelerini başka ruhlara yansıtıyor diye sordu tanrılarına. Cevap gelmedi. Destina durdu ve suyun sesini dinledi usulca. Her titreşim ona utandığı hislerini anımsattı. Destina haykıramıyordu çünkü sözleri düğümlenmişti. Destina korkuyordu çünkü yaralarından utanıp daha çok kanattı onları. Destinanın canı acıyordu karanlık ruhlara ışık olmaya çalışırken kaybetmişti benliğini. Sonra bir ritim yakaladı damlacıkların sesinde suyun dinginliğinde ve kendine sarıldı. Ve belki de ilk kez taşımadığı bir yükle ayakta kaldı.
Günahlarımın ince tülünün ardından izliyorum hayatımı;
sanki çoktan toprağa verilmiş birinin
kendi kemiklerine bakışı gibi.
Bir zamanlar ölümsüz sandığım yüzler vardı.
Sessizce hayatıma girdiler
Ölümü düşlüyorum yalnızlığın kucağında
aklımda carravigonun karanlık sahnelerinden fısıldayan bir ses
ruhumu dürtüyor bu karlı gecede
dalgalara boyun eğmemi öğütlüyor
Korkuyorum bu uslanmaz düşümden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!