Bugün sebepsizce ağlıyorum
Herkese küsüm bir sana gülüyorum
Uyuyamıyorum ama seni düşlüyorum
Zaman geçiyor nefes alıyorum ama yaşamıyorum
Çare yok bu ateşi içimde harlıyorum
Yazmam lazım bu gece,
Sisli, serin, derin bir gece.
Sigara dumanı süslüyor çevremi,
Nasıl anlatayım bu evreni?
Dertler sıra olmuş kapımda,
Zamanla geçer dediler yaralar
gecelere dalma gelmez dedi sevdalar
şehirlerde arama sendedir dediler
yollarda arama ne sona gidebilirsin ne dönersin dediler
Tenimin rengi buza yakın
Gözlerimin altı sanki birer menekşe
Ruhum dışıma yansımış sanki
Öyle bitkinim
Dağları tepeleri aşsam böyle yorulmam
Okyanuslar geçsem, Dalgalarla boğuşsam düşmem
Önüm de iki yol var sevgilim
İkisinde de gülmüyorum
Hatta bu yollar da yürürken yoruluyorum
Günah mı sevap mı bilmeden gidiyorum
Yakın da gidiyorum dostum
Sonu ölümse haktır biliyorum
Zaman daralıp karanlık kalkarken yürüyorum,
aydan başka bir parıltı göremiyorum.
Boş ve sessiz sokaklarla konuşuyorum,
rüzgârdan başka ses duymuyorum.
Şafak söküyor, ne güzel manzara...
Zaferlerle doluydu çevrem,
Savaşmak için yaşardı her zerrem.
Bu fâni dünyada yaşamı manasız bulurdum,
Sonra sana ve senin olan her şeye âşık oldum.
Sesleniyorum Roma'daki gladyatörlere,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!