Kazancı karınca, kararınca,
Azimle çalışır gün boyunca,
Evine döner hava kararınca,
Haramlara uzak, Helal Amca!
Bereketlenir kazancı paylaşınca,
Diller yalan söylemeye alışmış, doğrulara dönmez olmuş,
Kulaklar haramlara aşina olmuş, helalleri duymaz olmuş,
Gözler haramlara kaymaktan, doğruları görmez olmuş,
Mideler haramlarla dolmuş, helallere ne olmuş!
Kalbimizin aynası yüzümüzün ar perdesine ne olmuş,
Şeytana yaklaştırır seni,
Nefsine, şehvetine uydurur seni,
Haramlara, günahlara koşturur seni,
Zulümlere, arsızlıklara susturur seni,
Haram lokma, Şeytana davet, nara yol,
İçki-kumar, bar-pavyonlarda harcanır,
Sapıklıklara, modalara, zulümlere harcanır,
Boya-cila, gerdir- doldurlara, hilelere harcanır,
Haram para, cehennem azaplarına harcanır,
Haram para, sonsuz pişmanlıkları yaşatır.
Diplomanda çaldığın bilgiler,
İşe girerken yaptırdığın torpiller,
Rüşvet verilmeden yürümez işler,
Helallerden uzak, haram zadeler.
Hilesiz, yalansız konuşmaz diller,
Çoluğuna çocuğuna haram yedirmeyi seviyor
Parasına bereket değil, zehirler yağsın istiyor
Çocuklarının ailesinin hayrını görmek istemiyor
Haram zade pazarcılar belalarını çok istiyor
Hastalıklarla boğuşmayı sürümeyi çok istiyor
Bizim ki sabahları kalkar doğru bakkala, Ekmek, peynir, zeytin ne varsa alıyor. Eve kahvaltı sonra boş boş otur. Düşün, düşün hayaller kur. Fabrikaya git biraz takıl geri dön, zaman geçmek bilmiyor. Günler hep yanı nakaratla geçer. Bizim ki çok çok sıkılıyor. Ben memleketime gitmek istiyorum diyor, ama dinleyen yok.
Küçük bir odanın içinde tek kişilik somya (divan) üzerine sünger ister otur, ister yat. Gündüzleri oturak, geceleri yatak, camdan bakarsan hemen karşında fabrika, binanın solunda iki salıncak, bir kaydırak küçük çocuklar için minik park. Onun yanın dan tren yolu geçiyor. Tren geçken deprem oluyor gibi üç katlı apartman tir tir titriyor. Apartmanın arkasında kocaman lahana tarlası, lahanalar kocaman, kocaman çok büyük sebep. Lağım sularıyla sulanıyor. Gel de bundan sonra lahana dalması, turşusu ye. Trenin ilk veya son durağı, Et-Balık Kumu ve yem Fabrikası. Yük taşırken yokuş çıkmayı bazen iki üç kez tekrarlar, düze ancak çıkar. Apartmanın sağında tek katlı bahçeli eveler. Bizim evler gibi değil bunların çatıları tenekeden, yağmur çok yağsa da evlerine yağmur suları damlamaz, tencereleri, tavaları, tabakları su dolmaz. Ara sıra Fabrikanın misafir hanesine televizyon izlemeye gider, bekçi rahat vermez. Abisi de fabrika müdürüne durumu anlatır, oda izin verir. Bekçi işi de yoluna girer, ama nereye Bir iki çizgi filimden sonra, Ana haberler saati büyükler toplanır, merhaba, hoş beş haberler başlayınca biter. Artık çık çıkarılmaz, Müdür beyde ara sıra uğrarmış. Haberlerden sonra herkes evlerine, misafirhanede kalanlar hariç.
Haberleri dinle strese gir, zam, zam da zam. Orada çatışma, burada bomba patladı. Ölenler yaralananlar, trafik kazaları. Aman aman. İnsanın uykuları kaçar. Ancak bizleri fazla etkilemez, alıştırılmışız kavgalara, kazalara insanın değeri parası kadar, torpili, dayısı kadar. Bu durum ne zaman sonlanacak, her kesin umudu askerler, başka kim çözer
Boyalanır, boyalarsın,
Çirkinlikleri boyarsın,
Güzel diye satarsın,
Haramları boyarsın,
Helal diye satarsın,
Arsızca yemin edersin
Mega çağın köleleri,
Cip takar sahipleri,
Sürü olur kendileri,
Hastalıklar korkuları.
Kalmaz insanlıkları,
Osmanlının tüm ecdadın intikamını alacağız
Masunlara Mazlumlara zulüm edenleri ezeceğiz
Ecdadımıza iftara atanlardan hesap soracağız
İblise tapan zalimlere Rahmani adaleti tattıracağız
Paylaşmanın dayanışmanın gücünü göstereceğiz
Yüce Yaradanın kanunlarının gücünü hatırlatacağız




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!