Bazen insan yorulur,
usanır, pes eder.
Gücü tükenir, ama öfke de tükenir.
İşte tam da o noktadayım.
Artık kızgın değilim sana,
artık hesap sormuyorum sebepsiz ayrılığa.
Sesi,
bir zamanlar rüzgârın içinden geçerken kulağıma değen bir fısıltıydı.
Şimdi yıldızlar kadar uzak,
dokunuşuysa,
yalnızca uykularımda ürperen bir hatıra.
Biz güzel Sevdik.
Bir bakışa sığdırdık beklentisiz
hikâyemizi.
Bir gülüşle durdurduk zamanı.
Geceler
sessizleşti, sokaklar bizi dinledi.
Artık senin için atacak ne bir kalp,
Nede akacak gözyaşım kaldı.
Meğersem seni sevmek acı,
Seni sevmek ateşten gömlek giymekmiş.
Bunu geçte olsa çok iyi anladım.
Bana gündüzleri düşman ettirende,
Hala
vicdanını kandırmaya çalışıyor musun,
yanlışlarını doğru gibi gösterip
kendini avutmak uğruna?
Unutma ki, her yalanın ardında,
gerçeğin keskin bir bıçak gibi beklediği
Belki de her şey,
bir dokunuşunla başladı,
Bir bakışınla bitti,
Gözlerin ki bir masal,
sonu olmayan,
Şimdi o masalda yanlızlığın şiirleri okunuyor.
Nöbetteyim yine sensiz sokaklarda,
Gözlerinde kaybolan ruhumla
Yalnızlığın kollarında, seni bekliyorum.
Zaman benim için durmuş ve şehir suskun.
Bir adım uzağımdasın sanki,
Ama kavuşmak hayalden bile uzak.
Hayatım hep acılarlamı geçecek.
Çaresizlikler hep benimi bulacak.
Dipsiz bir kuyuya düşmüşüm sanki.
Yaşadığım yorgunluk,
Omuzlarımda yük oldu.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!