Dudağındaki gülücükler, yüreğinin rüzgârları
Ellerimi üşüten zalim bir Eylül zemherisi.
Gün doğarken içimin ovalarına, aşka düşerim
Sormadan, sorgulara açıp içimin bentlerini
Acıya tutkun tüm yerlerimi okşamanı isterim...
Nafile sarılışlarımızdan, zoraki öpüşmelerimizden bir tutam kül kalacakmış geriye. Kollarımın kelepçeleri senden bir gün çözülecek, birgün bu sevdadan sayfalar dolusu şiir kalacakmış, neyleyim. Yılların uçarı kanatlarında bir kez bile geriye bakmadan koşmuş, sırılsıklam kalışlarımızın alevli kucağında bir kez bile birbirimizi anlayamadan geçirmişiz şu kahrolası geçmişimizi.
Zindan iki hece, Mehmed'im lâfta!
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de, geri adam, boynunda yafta...
Halimi düşünüp yanma Mehmed'im!
Kavuşmak mı? .. Belki... Daha ölmedim!
Devamını Oku
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de, geri adam, boynunda yafta...
Halimi düşünüp yanma Mehmed'im!
Kavuşmak mı? .. Belki... Daha ölmedim!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta