EYLÜL DÜŞERSE İSTANBUL’A
.
İçi aşk kokan her şehir İstanbul ise, içinden hüzün taşan her şiir eylüldür…
...
/bahçenin bütün renkleri solmuş olsa da
sokağına “süslü saksı” adını koymak, hangi şehrin gelir aklına/
Bir gece yarısı;
karanlık sokaklara sıralı, kimsesizlik maskesine boyalı o binaların
yürekten verdiğiniz selamı karşılıksız bırakması sizi yanıltmasın…
Kim bilir, perdeleri hep kapalı-güne dargın pencere pervazlarının
renkleri ve kokusu kayıp çiçekleri, gizliden gülümsemiştir belki…
Bu şehir İstanbul ise, neden olmasın….
.,
/inanın bilmiyorum olup-olmadığını
var mıdır dünyanın başka şehri, sokaklarında kedilerin dolaştığı/
Ve mutlaka birden,
pas tutmuş kapı kilidinden çıkıp gelen., gözleri iki fosfor damlası
rengi kömür karası bir kedi düşer önünüze, adı “yanık” olmalı…
Takılır gidersiniz peşine, adımlarınızda yitik bir sevdanın arayışı
ve kulağınıza gelen, hepsi aynı makamda sevdiğiniz o şarkılar…
Hüzünlü sesleriyle, dinletirler hüzzamı…
.,
/cevapsız sorular açarsınız kendinize,
ne yapmalı duvardaki her takvim sonbahar, yaprakları eylül ise/
Şimdi zaman aynanın sırlı tarafı,
her yerde saklı ama hiçbir yerde yok olan izler düşünce şiir üstüne
bu gece de yapacak bir şey kalmaz vurmaktan başka şişenin dibine…
Sonra başınız masaya düşer, aç martılar çığlık atar yüreğinizde
şehrin sokakları ıslak ve kedisizdir, gemiler sahile açıktan geçer…
Neylersiniz, terzi bu elbiseyi biçmiş eylüle…
.
.
Cevat Çeştepe - 2016/2026
Kayıt Tarihi : 2.09.2026 15:18:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!