“Benim yerim senin yanın” diye başlar tüm aşklar.
Önce canım cicimler…
Sonra “ölürüm”ler gelir,
Kurbanlar olunur.
Ama sonuç hiç değişmez.
O büyük sevgi, hazana yenik düşer.
Yavaş yavaş çatırdar temeli.
Kapı aralıktır
Ve kapıdan girer ayrılık.
Sonra suçu mevsime, suçu aya atmak
Kolay gelir dile.
“Eylül’dü o yüzden ayrıldık” deriz.
Oysa sen de bana Eylül’de gelmiştin.
Islak saçlarımı tarayıp örmüştün.
Hiç sevmezdim Eylül’leri,
Şimdi ise hasret kokar Eylüller.
“Bu aşkın kokusu” der
Yere düşen her yaprak.
Seninle o yapraklara basıp
Çatırdayan seslerini
Bir melodi gibi dinlemek bile güzelleştirir herşeyi.
Şimdi öyle bir Eylül var ki içimde;
Hasret kokan,
Sen olan.
Bana Eylül’leri sevdiren adam.
Benden hiç gitmeyen sevdam…
Gitmedin.
Adam gibi, sessiz sessiz sevdin beni,
Uzaklıkları yakın eden gülüşünle.
Bırak Eylüller yine serin olsun,
Üşümüyor artık içim.
Çünkü sabahları
Cam buğusuna adımı değil,
İkimizin adını yazıyorum.
Saçlarımı yine sen tarıyorsun,
Aynı sabırla.
Zaman biraz daha ağır akıyor,
Ama olsun…
Bazı anlar yavaş yavaş geçmeli zaten.
Yapraklar düşüyor,
Biz basmıyoruz hepsine.
Bazılarını olduğu yerde bırakıyoruz,
Hatıra olsun diye.
Eylüller artık ayrılık değil.
Ne mevsimin suçu var,
Nede ayın.
Bu kez Eylül,
Tutku dolu bir aşkın adı.
Korkmuyorum artık Eylül’lerden.
Eylül’leri ayrı,
Seni apayrı seviyorum.
16.01.2026 15:24
Kayıt Tarihi : 18.1.2026 13:44:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




TÜM YORUMLAR (1)