Ey sevgili
susmak dediğin şey,
toprağı kazılmamış bir mezardır
içinde kimliği tespit edilemeyen cümleler yatar.
Sen gülüşlerini bıraktın,
ben susmayı
ikimiz de delil sayıldık bu karanlıkta.
Bir çocuk vardı içimde,
kirpikleri ovaya değen
her kırpışında bir rüzgâr kalkardı bulutlardan
bütün kötülükler yer değiştirirdi
kimse görmezdi
iyilik, en çok göz ardı edilendi.
yarım bırakılmış bir cümlenin
en acı yerinde bekliyordum,
öznesi düşmüş, yüklemi yaralanmış,
zamiri kan kaybından ölmüş bir dil gibi
Ey sevgili!
susmak gerçekten de
kimliği belirsiz kelimelerin kabristanıysa,
neden her gece
kendi mezarımın başında nöbet tutuyorum?
neden her sessizlikte
biraz daha gömülüyor içimdeki çocuk
biraz daha açılıyor
senin bıraktığın o gülüşün dosyası?
Bilmez misin
bazı gülüşler cinayet aletidir,
bazı susmalar suç ortağı.
aynı karanlıkta
farklı suçlardan yargılanan iki cümleyiz şimdi.
Ey sevgili
geceyi delil torbası gibi mühürlemişler,
içine bizim sesimizi koymuşlar
etiketinde konuşulmadı yazıyor.
Biz konuşmuştuk oysa
sen gözlerinle,
ben içime çöken bir sızıyla.
Kana kana konuşmuştuk.
Bir suç mahalliydi kalbim,
her köşesinde senin izlerin
parmak uçların duvarlarda,
nefesin kırık aynalarda,
ve yerde,
toplanmamış bir gülüşün kanı.
Eğildim, toplamak istedim,
ellerime sen bulaştın
yıkadım, çıkmadın
sustum daha çok sustum
lekeler susarak saklanır diye.
Ey sevgili,
herkes konuşmayı kurtuluş sanır,
Bilmezler ki bazı gerçekler
dile değdiği an öldürür.
o yüzden birdaha sustum
seni biraz daha yaşatmak için içimde,
kelimeleri de susturdum
her susuşumda biraz daha
cinayet yerine dönüştü içim,
her hatırlayışımda
yeni bir tutanak tutuldu kalbimde.
O çocuk
hâlâ orada,
kirpikleri ovaya değen mavi saçlı kız çocuğu,
şimdi büyümeyi reddediyor,
büyümek demek
unutmayı öğrenmekmiş.
O unutmak istemiyor.
Tabi ben de.
Ey sevgili!
susmak kabristansa
hâlâ mezar taşlarını okuyorum içimde,
her birinde senin adın,
her birinde yarım bir cümle.
Şimdi soruyorum
eğer konuşursam
bu hikâyeden kim sağ çıkacak kim ölecek,
Bilmiyorum.
Ey sevgili!
o zaman biraz daha susayım,
biraz daha gömeyim içimdeki kelimeleri
bu hikâyeden
en az birimizin sağ çıkması gerekiyorsa
bırak o sen ol.
Ben kalırım
yarım cümlelerin enkazında,
yüklemi düşmüş gecelerin altında,
öznesi sen olan her şeyin
sessiz tanığı olarak.
Sen çık
ellerin temiz, gülüşün delil sayılmamış,
kirlenmemiş bir sabaha var.
Burada
cinayet yerini terk etmeyen bir iz gibi
kalırım.
Aşk,
birinin kurtuluşu için
ötekinin kaybolmasını ister.
Ey sevgili!
seni yaşatmak için
kendimden vazgeçtim çoktan,
sen çık diye
İçimde kapıları kilitledim.
her kilitlenen kapının arkasında
bir cümle hâlâ nefes alıyorsa,
adı sensin.
Bir gün
Döner de bakarsan ardına
şunu göreceksin
kaybolmadım,
sadece
sen sağ kal diye
susarak kendimi sakladım.
Azra Nimet Öner
Nimet Öner
Kayıt Tarihi : 30.04.2026 18:58:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu güzel paylaşım için kendi adıma teşekkür ederim.
Şiirde özellikle teşhis (kişileştirme) ve metafor kullanımına ayrı bir yakınlığım var. Sizin dizelerinizde bu iki unsurun böylesine güçlü bir şekilde işlenmiş olması, metni benim için okunası kıldı.
Selam ile.
TÜM YORUMLAR (1)