Metot ve teknikleri konuşmuyoruz
Oynanan oyunda bizden alınmak istenilenleri sorguluyoruz
Ne üç beş nede gemicik meramımız
Vatan toprağı, kutsalımız,namusumuz için feryadımız
Din elden gidiyor denildi,içimiz burkuldu boynumuz büküldü
Çok sıkı sarılma dünyaya sen, ben olamazsın
Çok isteme mal, mülk,şan,şöhret
Dünyanın şehvetine doyamazsın
Çok sıkı sarılma bir gün nasılsa ayrılacaksın
Sev kendini ama aşık olma
Karanlık geceler bezerim ömür giysime
Gündüzlerden sorma beni
Şu dünya alemde bir ufak nokta da olsam
İçi boş dağlara sorma beni
Göz nuru ile motiflere sakladım yüreğimi
Boş sokaklar dostum
Geceler mekanım
Ay ışığım
Çoban yıldızı yarim olsun
Düşüncelerim alsın götürsün
Oturmuş son sigaramla bakışıyorum
Son olduğunu nasıl anlatacağımı bilemiyorum
Ağır ağır yok edişini beni benden edişini
Nasıl anlatacağım
Elimde çakmağım ve sonun başlangıcı
Ateşleyip yakıyorum son sigaramı
Yangınlar içinde
Sana sitem dolu gönlüm
Suda boğulan insan gibi
Her ağzımı açıp bağırmak istediğimde
Tıkanıyorum
Yutuyorum içimdeki zehri tekrar
Seni, seninle yaşamayı isterken
Rüzgarın mırıltısındaki yalan sözlere inandın
Sonu bulunmayacak yola düşünmeden gittin
Ben seni,kıydığın yüreğimde taşıyacağım sonsuzluğa
Gidişlerin korkularından kurtulma olduğunu sanmıştın
Kurşunlara varıyorum dey gidi dey
Umutlarla doğrulduğum yaşama
Veda etmek hiç koymuyor bu gece
Ölüp ölüp dirilmek yok artık
Gidiyorum hiç çekincesiz
Hoyratlığım yok
Her günün akşamı vurur beni
Akşamın gecesi çöker üstüme
Sabahlar olmaz kan dolar gözlerime
Bir sevinç çığlığı gibidir günün ilk ışıkları
Yeni bir gün yeni umuttur yaşama dair
Gün gül gibidir tez solar
Senin yokluğun çökünce içime
Annemi aradım teselli olsun diye
Bir sen anlıyordun beni
Birde annem nedense
Birsen kıyamıyordun bana
Atıp gidemiyordun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!