Bak;
Baharı müjdeliyor kuşlar, duyuyor musun?
Gökyüzünün tüm siyahına inat
Bulutların, her an boşaltmaya hazır hüznüne
Ve griye çalan günlerin vijdanına inat
Şarkı söylüyor kuşlar duyuyor musun
İncittiler mi seni, dedim
İncindim, dedi
Her zaman bu kadar çabuk mu incinirsin, dedim
Her zaman bu kadar çabuk incinirim, dedi
Neden, diye sordum
Gözleri doldu, sustu
Yıldızları dökülmüş bir gökyüzü karanlığı var sanki ruhumda
İçimde geceler boyu susturduğum her şey, bir fecir vakti konuşmaya başlıyor
Sen geliyorsun yıkılmış dünyama
Ve küllerimin arasından bir sabah yükseliyor
Sessizliği yırtan bir çığlık gibi
Umutlar saçılıyor kurak topraklarıma
Üşürdü ellerim ve sen bilmezdin
Bilmezdin gecelerimin ne kadar karardığını
Kulaklarımı dolduran sessizlikte aradığım sendin.
Bedenimi saran karanlıkta hissettim seni.
Güneş hiç yakabilir miydi dünyasını?
Kalabalıklar arasındaydım, öylesine ıssız.
Göğsü gece kokan yalnızlıklar biriktirdim
Yıldızlar geç kaldı içimdeki sabahlara
Serseri bir kurşun gibi,
Geçtin yaşam pınarımdan
Kimse bilmedi seni
Bilmedin sevgimi
Hayat;
Elimde tutamadığım bir yıldız gibi
Öyle parlıyor
Tüm dünyanın umutlarını seriyor sanki ömrüme
Ve öyle uzak, imkansız dokunması ışığına
Bir ağacın dalları gibi kırılıyorum
Hiç yazılmamış bir masalın son cümleleriydi bizimkisi
Merhabadan önce düşmüştü elvedalar dilimize
Hüzün çökmüştü çoktan kurak mevsimlere
Bulutsuz gelen yağmur sağanağı gibiydi
Susamış dudaklarımızı ıslatmadan daha
Buharlaşmış, hayaller denizine dökülmüştü
Bilsen;
Tek bir nazarınla nasıl şenlenirdi bahçeler
Bir sözünle güller açardı bağrımda
Bilsen;
Sen gelince ömrüme
Kelebekler yüzyıl yaşardı
Yüreğimde bir hüzün sızlıyor
Dağların ardında sevda kervanları
Aramızda görünmeyen duvarlar
İçimde büyüyen bir kış gibi
Kırık bir sazın mızrabında kaldi sevdam
Durgun sulara döndü gönlüm
Sustu sesler bir anda
Hani sevda türküleri nerede
Nerede aşıkların o hüzünlü bakışları
Neredesin yâr
Benim sevdiğim nerede




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!