Asılı paslı bir çiviye
Eğrilmiş kadrajı
Kenarı kıvrık, saklı köşesi
Boş çerçeveye yakın
Siyahı azca
Beyazı ise neredeyse sepya
birleşti cümleler kalbinin doğduğu yerde
uzansın zaman sararmış çimlerine
mavzeri doğrultmuş gecede
aya döndü yüzünü sırt çevirdi güneşe
dokundu hayatına sevda
Kıyıda kalan zaman
Kıyıdayım
Bir taşın üzerinde
Siyah ve beyaz arası bir yerde
Deniz önümde
gece oldu yine
sessizce çöken omuzlarıma
eski bir şarkı gibi yokluğun
bir pencere aralığında bekledim
bile bile gelmeyeceğini
Gün doğmadan inerim yokuşundan
Nazar edemem gözlerine pencerenden
Bilirim elinde yüksüğün ve de iğnen
Rengarenk dünyanda ibrişimlerin
iki ağaç bir kıyıda
biri sana benzerdi sessizliğiyle
biri bana
eğilmiş göğe doğru
biraz kırgın biraz yorgun
gelemeyen ve de gidemeyen sözlerim
sürükleniyor akıntıyla devrikliğim
düşlerim hapsolmuş
pranga dolanmış boynuma
nefes alamıyorum
Kasvet örtmüş penceremi,
Süzülsede arada damlalar,
Aydınlanmıyor dört duvar
İç döküşlerim tek, adımlarım yeknesak
Hep sorular var bana bakan
Çığlıklarım adım başı sokaklarda
Gölgeye sarılmış
Kirlenmiş her imdadımda
Siyahla beyazın efdali
Ardıma düşer zaman,
ağaç olur.
Kökleri anılarımda,
dalları meçhul bir yarında
Bir eşik durur önümde




-
Es Ra
Tüm YorumlarNe güzel kelamdân anlayan güzel bir kalemin beğenisini kazanmış olmak. Hem hâldaş hem adaşım...Sevgiler sana şair.