bazı geceler pencerenin önüne küçük bir parıltı konuyor
yeşile çalan yorgun biraz da kırılmış
dokunmuyorum
çünkü bazı şeyler dokununca büyüsünü değil yarasını bırakır insana
bir zamanlar karanlığın içinde uçmayı bilen bir ses vardı
çok hafifti ama gittiğinde bütün oda ağırlaştı
şimdi perdeler kıpırdıyor kendi kendine
sanki kimse geçmemiş gibi
sanki omzuma konan şey yalnızca tozmuş gibi
oysa ben hala duyuyorum
bazı isimleri söylememek gerekir
çünkü söylenince dünyaya ait olurlar
ben onları karanlıkta tutuyorum
göğsümün en havasız yerinde
orada ışık bile karararak yanıyor
sonra içimde bir cümle dolanıyor
düş mü
düşüş mü
düşesin diye mi bütün gecelerimi yere serdim
cevap vermiyorum
çünkü bazı düşüşler insanı yere değil
kendine indiriyor
ve bir gün içimde yıllarca kanat çırpan o küçük ışığı
bir yara gibi değil
tanıdık bir misafir gibi karşıladım
adını söylemedim yine
ama bu kez susuşum acıtmadı
anladım
bazı sevgiler bitince karanlık olmaz
sadece daha sessiz bir odaya taşınır
bir cesedin yanında oturur yeni bir dost gibi
beni ben yapan kırıkları biliyor
ben de ilk kez o küçük parıltıya bakıp
gitmesini dilemedim
kalsın dedim
ama eski yerinde değil
karanlığımı aydınlatmak için değil
karanlığımda artık korkmadan yürüdüğümü
bana usulca hatırlatmak için
Kayıt Tarihi : 11.06.2026 11:36:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!