Kapını araladığında,
rüzgâr da girecek benimle.
Omuzlarımda dağların tuzu,
gözlerimde uzun bir bekleyişin külü...
Nerelerden geldiğimi sorma;
ayakkabıma sinen çamurdan,
sessizliğime çöken tozdan.
Yollar yeterince anlatır beni sana.
Senin sustuğun yerlerde büyüyen bir asmaydım.
Her mevsim biraz daha yürüdüm sana.
Beni çağıran gözlerin,
masanın üzerinde bıraktığım o yarım cümlenin
yanında mı hâlâ?
Gel...
Geçmişi saymayalım,
ayrılığı da.
Sessizliğini ezbere biliyorum;
sen de rüzgârımı bilirsin.
Geçmişten eksilmeden gelen o tanıdık esintiyi,
sana yürüyen asmanın yaprağında izle.
Bu kadarı yeter.
Anıların eşiğinde,
iki yalnızlığı, aynı rüzgarda
yeniden aşka ısıtmaya
Kayıt Tarihi : 30.06.2026 16:09:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!