Eşkiyayla kucaklaşmış teşkilat
İş bitmiş altında çarşafın
Patlatılmış, tohumundan veled-i zinası
Şatolar kurulmuş oyulan inde
Planlar yapılan dört başı mamur
Vatan,
Karabiberim benim, yine çekmiş tömbeki
Neye kızdıysa bugün, birazcık sinameki
Konuşalım gel dedim,gerekirse deruni
Niye bilsin elalem, aramızı limoni
Erkek kısmı sözde kısır
Avuçlarken patlak mısır
Bir kaç kelam söyler özüm
Bazen döner badem gözüm
Sevgili Yar;
Çok uzun yazamayacağım,
Vakit dar.
Gözlerimdeki nem ıslandı,
Bakışlarımdaki nazar
Boncuk boncuk yaşlandı
Ayak takımı başta, başlar ayak altında
Ne varsa yanlış giden, sorarsan münferitmiş
Riya gün ortasında, azgın nazar, altında
Yıllardır yutturulan, meğer sanal şeritmiş
Nefis mazlum kovalar, tükürmek için yüze
Tırpan altı sarı sarı başaklardan
Işıltılı değirmene yolculuk at terkisi
Bir kavrulmuşluğun hikayesi bu,
Çorak topraklardan
Kentli dibeklere, öğütüleduran..
Çocukken, çocuklanmak çocukça
Hızmayı takıvermiş heybetlice burnuna
Affı yoktur hınzırın getirmesin punduna
Sözde laf söyletmez,atasına yurduna
Kimse bir kulp takmasın, kazmanın hızmasına
Dilindeki değerler, nasıl sakil duruyor
'Allah rızası için bir sadaka'
Henüz siftah yapmadım ama,
İdare et şimdilik şununla
Uğra yine,mutlaka bir ara
Ne verdiyse Allah bana,
Hani, düşlerinde asalaktım
-En olmadık zamanlarda dadanan-
Peşinde sürüklenen her çılgınlığın..
'Sız', derdin tenime düğmelerimden
İz bırakmadan usulca..
Yaşanmışlıktı zerkettiğim bakirliğine,
Ey sevgili..
Seni, beklediğinden daha çok sevmedim mi
Hangi tepesinden bakarsan bak İstanbul’un
Bir panoramaya çizmedim mi endamını,
Ufkunda hep seni göreceğim..?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!