O kömür renkli göz bebeklerinde,
Sanki kor hâlinde ateşler vardı.
Bir kıvılcım düştü gönül bahçeme,
Alev alev aşkın yangını sardı.
Bilmezdim aşk nedir, sevda denen ne...
Bu dargınlık ne böyle?
Bana bir sebep söyle…
Bırakıp tek başıma,
Gidemezsin sen öyle…
Havam suyum güneşim
Bugün yine düştün benim aklıma,
Sıralandı yaşlar, dinmek bilmedi.
Kara yazı yazmış felek bahtıma,
Ben söyledim dertli sazım dinledi.
Hayli zaman oldu burdan gideli,
Gönlüne dolmasın, elemle hüzün,
Kâlbimin yegâne sahibi sensin.
Ağarsa saçların, solsa da yüzün
Benim için ayrı güzelliktesin.
Kavuşmak imkânı olmasa bile
Yıllar yılı hasretle, yollarını gözledim,
Bilemezsin sevdiğim, seni ne çok özledim.
Ansızın çıkıp gelsen, mutlu olurdu gönlüm,
Bilemezsin sevdiğim, seni ne çok özledim.
Tez gelirim demiştin, ayrıldığımız o gün,
Benim gibi senin de aşk kapını çalınca,
Ateş düşer gönlüne, yangınlarda yanarsın.
Esen sevda rüzgârı aklın baştan alınca,
Dünyanın en güzeli sevdiğin yâr sanarsın.
Benim gönlüm engin derya
Zaman gelir dalgalanır.
Çarpar yalçın sevdalara
Kavuşamaz duygulanır.
Sevgilere kucak açar
Benim için şimdi sen
Artık bana el oldun.
Mazinin bir yerinden
Serap gibi kayboldun.
Gelsen bile arama
Bakışların ok gibi saplanırlar kalbime,
Divaneye döndürdün, âşık ettin kendine.
Kaptırmışım kendimi gözlerinin rengine,
Divaneye döndürdün, âşık ettin kendine.
Özenip de yaratmış yaratan Tanrı seni,
Sen yoksun yanımda, artık yalnızım
Sensiz hayat bana değil ki lâzım
Seni çok özledim, dön vefasızım
Beni yaşatan şey, varlığın vardı…
Kavuşmak bir hayal, sen bir serapsın,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!