Kırık gecelerin cam kesiği tadından,
kaç sabahlardan mahrum,
kaç yağmur sonrası ıslak,
kaç gün batımından eksikti hayatımız.
Bırak hep öyle kalsın;
dünü tam, bugünü yalan, yarını olmayan sevdamız.
Ne elle gösterilecek kadar zengin olmak isterim,
Ne de el avuç açacak kadar fakir.
Bir göz evim olsun, içinde de sevdiklerim;
Mutluluğu ekmeğe sürer sürer yerim.
Bir sevgi varmış dillerde,
Dolaşıyor türkülerde.
Yaşıyorsun bu kalbimde,
O sevdiğim nerelerde?
Nerelerde, nerelerde,
Gözlerin kadar konuş,
yüreğin kadar sus.
Bu sensizlik senfonisi çalan...
Hemen hayallenme, gözlerim dur.
Bu kaçıncı perde,
yine aynı sahneden?
Bakarsın değişir her şey,
Tutarsın elinden gelmeyenlerin.
Bırakırsın, kendi hâline düzelir.
Yanarsın biraz ama yanmak da güzel bir şey.
Toplarsın bir kenara, lazım olursa alır gidersin,
Yorulur düşler, kabından çıkıp
Ruhuna dönen candır.
İlk kavuşmanın hayat buluşunda
uzakta olan bekleyendir.
Kırılır kalem, duyguların ağırlığında
nokta koyarsın, sonsuza dalarsın.
Bazen sözlere gerek kalmaz.
Bir melodi, seni gideceğin yerlere götürür.
Oraya dökersin içini.
Susuşlarında bir çığlık vardır.
hücrelerine kadar işleyen...
Duymak istersin,
Yarım kalmış bir hüzün,
Bir cennet deryasında gözüm.
Bir cehennem kavgasında,
Yüreği tutulmuşların dili çözülmüş.
Her şey hak, her şey hukuk,
Ama hep vicdanları unuttuk.
Gözyaşlarıyla yıkanmış bir kalp,
sensizlikle arınmış bir beden.
Her ne varsa yokluğunla sildin, süpürdün.
Geriye kaldı tertemiz bir hüzün.
Yüreğin düşer ellerime,
kor kor olmuş.
Gözyaşlarının sıcak olması yürektendir.
Kör gözlerde bir rüya…
Kaç ümittir, bilir misin?
Dindiremediğin her acıda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!