Çökünce sinsice bu şehre karanlık
sensizliğin kol gezdiği ayaz geceler üşütür yüreğimi
sen dökülür gözlerimden damla damla
yavaş yavaş kayar
elimden umutlarım çaresizce
kalemimden yine kan damlar beyaz kağıtlara
gel bana benden götürdüklerinle,
mevsim soğuk yüreğim kara kış.
kime anlatmaya kalksam seni hüzünlenir oldu gözleri,şen şakrak hallerinin yerini susuşlar aldı ansızın,o nasıl bir gidişmiş diye söylendiler ardından,
sustum, kıyamet dedim,anladılar.
O nasıl bir gidişti sevgili, hala kanayan iki çift göz,uyutmayan gecelerde uykusuzlukla boğuşan bir beden bıraktın ardında ve biliyor musun korkar oldum aynalara bakmaktan,senden sonra ne hale düştüğümü görmekten, o nasıl bir yürek diye söylendiler ardından,
sustum,cehennem dedim,anladılar.
Canımı acıttı bu gidiş, bir odaya hapsettiğin soğuk cesedim kaldı ardından,günden güne eriyen.Müptelası olduğum senin, yırtık fotoğrafların eşlik ediyor uykusuz gecelerime,yüzün habersiz hayallerime dalıyor ansızın mahvediyor beni,o nasıl bir sevgi diye söylendiler ardından,
sustum,yalan dedim,anladılar.
Ve ben ellerimi çektim ellerinden,bittin benden,gittin benden, kayboldun benden başkalarına el oldun.Giderken bir veda etmedin arkanı dönüpte son kez bakmadın, bu nasıl bir gidişti öyle hala anlamadım. Mevsim soğuk yüreğim kara kış sen gittin üşüdüm sensizlikten,titreyen yüreğimle titredim üzerine gitme diye,
ama gittin. Sen ne kadar da çok sevmişsin diye söylendiler ardından,
sustum,öldüm dedim anladılar.
Erkan Ipek / sustum,öldüm dedim anladılar.
Anlat,
sana göre hangi prensin beyaz atına binip gittin uzaklara,
habersiz.
Biliyorum,
gözlerine pembelikleri sürdükleri için belkide,
eminim.
Gittiğin gün bu şehirden,
hafif bir rüzgar esti,
yıkıldı düşlediğim hayaller,
sen gittiğin gün bu şehirden,
beridir,
bu şehir karanlık gönlümde.
I.
Seni,
yüreğimi yıkan o şiddetli gidişine rağmen,
çok özledim;
ama özlemekten yüreğim çürüsede,
dön demeyeceğim...
I.
Beraber inanmıştık,
oysa,
yalnız kaldım,
yalnız yanıldım,
dudakları yalan.
Bu şehir ne kadarda sessiz,
ardından.
Sen yoksun ama adana hep var,
neye yarar,
sen yoksun.
Sokaklar çaresiz, caddeler ihtiraslı.
Yüreğimin saltanat sultanıydın, aşkına esir düştüğüm.
gidişin,işkenceye bağlı intiharımdı,sersemleştiğim.
Sende bir gece otur yalnızlığa mahkum ol,
eksik olmasın gözlerinden yaşlarında neminde,
beni yaktığın gibi sende yan vefasızlar cehenneminde.
Ayrılık dolu bir hüznün kıyısındayım şimdi,
şehir sessiz,
gidişine ağıtlar yakıyor,
kulakları sağır eden gürültür eşliğinde.
Gökyüzü ağlıyor bizsizliğe,
damla damla bardaktan boşanırcasına,
İçimden bir ses haykırıyor,
koş diyor koş,
git en yakın sevdanın kollarında ölüver,
- gidersem ya sönmezse bu yangın?
Ölürsem geçmezse bu acı?
İçindeki sesi dinle,
utanmışlıkları gidişine armağan et,
yaşanmışlıkları geçmişine hediye et,
O sevmesin,
sen yeter ki sevdiğini söyle,
herşey için geç,
belkide erken...
Yeter ki koş sen,
hazanın kollarında sevginle bir ömür ölüver...
Erkan Ipek
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!