Bu Doğanköy bizim Düzköy'e benzer,
İçinde de garip bir şair gezer,
Yalnız baş ucunda ormanları yok,
Bir de havasının derde dermanı.
Bilim akıldan üstündür bilirim,
Ben doğduğum gün düştüm gurbete
Bezm-i eleste koptuk vatandan
Doğduğumuz gün düştük gurbete
Bezm-i eleste koptuk vatandan
Oy gözü sürmeli gel diyor bizi
İş arıyorum, doğuluyum
Çalıyorum her kapıyı
Kovuluyorum
Fabrika Tekstil yegane her iş
Ne olsa yaparım, açım
Çeşmenin altına koy dolar
Kenara bırakma nah dolar
Başına tak bir yular
Eline dolama koluna dolar
Ağzını aç dışına dolar
Dünya hatıra sebep, yaşamaktayım seni!
Ne Aslı'yı bana verdin, ne aldın benden Kerem'i,
Senin derdin Leyla imiş, aşığın Mecnun gibi
Delerim Ferhat, faniyi, ziyan etmem Şirin'i.
Durduramıyorum hayalleri kafamda
Durduramıyorum bir şeyler ters gidiyor
Ne olur bir rahat bırakın beni
Sonu ölüm değil mi başım ağrıyor
Acelem var ölmek için acelem
Hasretimi ağladım bu gece hasretimi
Ah naçiz bedenimde ne de çok birikmişler
Neşeyle doldurmuşlar babamın kasvetini
Ahiretin aynası özlediğim düşmüşler
Daha ne söyleyeyim hadi yine iyisin
Birinin hakkımda ne düşündüğü değil;
Benim hakkımda ne düşündüğüm önemlidir.
Düşünen değil, düşünemeyen kafayı yer,
Düşünme öğrenmeye bağlıdır!
Öğrendikçe düşünürsün, hiçbir şey bilmediğini;
Bilmeyenlerin, çok şey bildiğini...
Şimdi karar senin dostum!
Ya düşün her şeyi, hiçbir şey bilme,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!