Yüreğime gömdüm sızılarımı,
Hep acıdan yana bir payım kaldı.
Söndürdüler bir bir yıldızlarımı,
Ne gökte mehtabım, ne ayım kaldı,
Gardaşlarım duymaz yalvarışımı,
ERBİL
Erbile hey Erbile
Er olan derdim bile
Gül dökülmüş yollara
Gelin varak Erbil'e.
O öldü demeye varmıyor dilim,
Getirin yanımda Dursun Önkuzu!
Ondan hatıradır bu kanlı kilim,
Hesabı yaradan sorsun Önkuzu!
ESNAFIN SESİ
Esnaf mandalina, armut, şeftali,
Üşenme azîzim soy biraz daha.
Sorma taşımaya var mı mecâli,
Vergilere vergi koy biraz daha. Erdal
Ey sevgili! senden; bıktım yoruldum,
Deli çaylar gibi aktım da n'oldu?
Düşün, düşün sanki divane oldum,
Ben seni kafama taktım da n'oldu?
Kaybetmişim bu günümü,yarını,
GEL
Ey Türk oğlu, Hak ordusu;
Kalk ayağa boran ol gel.
İşte budur en doğrusu,
Bekleyene varan ol gel.
Nasıl anlatayım imkansız tarif
Elleri koynunda kalmış fukara.
Durumu yok lâkin, herif-mi herif
Belliki bir köyden gelmiş fukara.
Adam sandım değillermiş,
Gardaş ben nerden bileyim,
Meğer soyu devşirmeymiş,
Gardaş ben nerden bileyim.
Gayesiz, hiçler
Edep nedir,haya nedir bilmemiş,
Gaflet uykusunda yatar da yatar.
Sanırsın her şeyi babası vermiş,
Utanmaz, arlanmaz satar da satar.
Müjde size ak denizden
Gazımız geldi gazımız.
Geldi nasip bak denizden
Gazımız geldi gazımız Erdal....
Kara kış kapıyı çaldı;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!