Ali benim özüm
Mihmanım olur iki gözüm
Necef'e varır yolum
Kerbela'da kanım kurur
Hüseyin gözümün yaşı
Geldim, gördüm, gidiyorum
Alem ile meşk ediyorum
Selmanla ceme giriyor
Hünkarın yolunda semah dönüyorum
Hu der, düldüle binerim
Ararım her yerde seni
Gökyüzünde, yeryüzünde her zerreni
Bir ses duymak ister bedenim
Ağlar gözlerim için için
Dağlara, okyanuslara sorarım seni
Yine aklıma geldiğin saatteyim
Dileklerimin küf tuttuğu,
Gönlüme tercüman bulamadığım
Seni benden alıp gittiğin o saatte...
Sen düştün yine aklıma
söylesene
tarifi var mıdır aşkın
onun heyecanının
yürek hoplatışının
hazzının
bir anda
tan yeri ağardığında
sabahın seherinde açan nadide bir çiçek
çözülmüş sert toprağın
yumuşak kızı
güneşin körpe gelini
anamın nazlı kızı
terk edip gitme bu gönlümden
mahrum etme kendini benden
ecel eğer gelecekse
varsın gelsin gülümden
tamiri olmaz gönül yarasının
Gübrenin, yemin arttı fiyatı
Et, yumurta pahalandı
Ekmeğin, soğanın muhtaçlığı
Köylü hakkını alamadı
Nafile…
Nafile artık; ağlamaların, sızlamaların
Boşuna kürek sallamaların
O günleri düşünüp ah çekmelerin
Üzülüp kıvranmaların…
her şeyden biraz koy
içinde akla gelenleri değil
gelmeyenler de olsun
acı olsun, fark etmez
gerekirse zehir de yutulur
sonra biraz da sen olsun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!