söylesene
tarifi var mıdır aşkın
onun heyecanının
yürek hoplatışının
hazzının
bir anda
tan yeri ağardığında
sabahın seherinde açan nadide bir çiçek
çözülmüş sert toprağın
yumuşak kızı
güneşin körpe gelini
anamın nazlı kızı
terk edip gitme bu gönlümden
mahrum etme kendini benden
ecel eğer gelecekse
varsın gelsin gülümden
tamiri olmaz gönül yarasının
Nafile…
Nafile artık; ağlamaların, sızlamaların
Boşuna kürek sallamaların
O günleri düşünüp ah çekmelerin
Üzülüp kıvranmaların…
her şeyden biraz koy
içinde akla gelenleri değil
gelmeyenler de olsun
acı olsun, fark etmez
gerekirse zehir de yutulur
sonra biraz da sen olsun
bırak dağınık kalsın her şey
yerinde olmasın
giderken de ardını toparlama
olmasın
gözlüğün kanepenin üzerinde
salla gitsin
her birini teker teker
acı çeksen de, üzülsen de
evet, zor olacak
ancak, öyle olsa da yapmalısın
kanın çekilse de, tüylerin diken diken olsa da
birini istiyorum
hep yanımda olan, benimle kalan
benimle ağlayan
benimle çocuklaşan
birini istiyorum
Verme güzele gönül, verme!
Verdiğin zaman pişman olursun, iş işten geçer…
İçini acıtır, ah ettirir insana.
Çabası büyük olur; koşarsın tüm gayretinle, soluk alamamacasına…
Emek verir, süründürür seni arkasından…
Biraz güler, sonra yine devam eder…
harabeye dönmüş bir ömür
denizin bir köşesinde
suskun yatan bir kayık misali
virane olmuş, çökmüş
oradan oraya savrulan
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!