Güç dolu türküler yakılmak istenir bir yandan
Bir yandan yüreklerimiz dilekler diler
Bir yandan kara günler bırakmaz ki gülelim.
Aylar uzar gider koca kapılı evlere
Kapılarda; kırk katır mı kırk satır mı diyen
Dört yol ağzında duruyorsun
Ağlamaklı tutsak.
Dört yönden sana koşuyorum
Kollarım sımsıcak.
İşte şimdi tam zamanı
Yumurtalık'ta olmanın
Yılmaz Güney'i uyandırıp
Rodos kalesine tırmandırmanın.
Rodos kalesinin arkasında
Küçücük melekler
ellerinde çiçekler
ne zaman dönecekler?
Hepimizde bir umut
tıkır tıkır çalışır.
1.Şairlik Yazarlıktır:
Yazarlık ne demek? Eli kalem tutan, demek. İnsanlar bu dizelgeye göre ikiye ayrılır. 1.Yazamayanlar; 2.Yazabilenler. İşte “Şair” taifesi bu ikinci ulama girerler ki, evvel Allah yazdıkları zaman mangalda kül bırakmazlar. Öyle bir yazarlar ki, onların okuru ayrıdır; genelde kendi yazdıklarını kendi okurlar veya diğer şair taifesinden de yolunu şaşıranlar arada sırada okur.. Başka da okuyucusu yoktur. Onun için bütün şair milleti öldükten sonra meşhur olur. Adları defterin üst katına yazılır.
Şair milleti yazar olurlar, aslında biraz da “geveze” olurlar; olur olmaz şeylerden sözederler. Biraz gevezedirler. Ağızlarında nohut ıslanmaz. Çevresinde ne görürlerse, iyi, kötü zemmedip yazarlar. Hem de ne yazmak; aman Allah..Bine bin katarlar.
6.USTALIK AŞAMASI:
Ustalık aşamasında olan bir şair artık,tanınan,izlenilen bir şairdir. Bir çok özellikleri vardır:
a.Dili Ustalıkla kullanır:
Sahip olduğu, yazdığı dilini çok ustalıkla kullanır,eski ve yeni söz dağarcıklarına hakimdir. Çok geniş bir söz hazinesine sahiptir.
Yatmış
geceliği görünüyor hafiften..
A bire deli kız
Körle yatan
Şaşı kalkar
Bilmez misin?
Sokağından ilk kez geçtim
Baktı bahçenin içinden şöyle
Sarı da sarman Bobi,ağzı da yarman Bobi
Düştü peşime, “Sen yabancısın hav hav..
Sen bir garipsin hav hav..”
Yapıştı ayağımın paçasına
Bir Pazar günü
Bahçede limonlar, portakallar
Nideyim limonu portakalı
Böbreklerim sancıyor
Bunu canımın yanmasından anlıyorum
Üç gündür içtiğim kumlu sular
Bir yelkenli Anadolu sahillerine vurdu
Ufukta, inceden rüya gibi tepeler
Havuzun sesi kurbağayı uyandırdı
Kim bilir kaç kişi bunları gördü
Kim bilir kaç kişi burada öldü.




-
Melaike Hüseyin
Tüm YorumlarGüzel bir manzara olmuş yine Hocam! Günlük gibi.
Hanımefendiye selamlar. İncir olacak da yenmeyecek mi Hocam! :-) Avrupada tane ile satılıyor şu incirler. Tanesi söylemesi ayıp, bidolar. Gurbetçim durur meyve tezgahı önünde, bakar şu memleketinden gelen teker teker kağıda sarılı, içi bal dışı ...