Ucuz hesaplarda katledildi düşlerimiz,
Mengene ağzı gibiydi geçip giden senelerimiz.
Oysa asiydik, küheylandık,kalenderdi ruhumuz.
Bereketliydi sofrada bulunan ekmeğimiz, tuzumuz;
İhanetle yoğrulmadı bizim hamurumuz.
Eğilmezken dalımız, baltalandı bağrımız,
Bir tütün gibi sardım bu geceyi sabaha,
Gözlerim dalmış da gitmiş…
Öylesi bir gecenin koynunda,
Nöbet tutuyor karabasan düşlerimde,
Eceli teğet geçiyor gözlerim,
Ruhum ayrı , bedenim ayrı,
Satıyordum bir karaçalı suyu ptt meydanında,
Doksan dört yılının Ağustosu on yaşımda,
Buz gibi suydu beş kiloluk yağ bidonunda,
Alıp elimden döktüler,
Gölgesinde olduğum ağacın kovuğuna...!
Korkmuştum bir hırsız gibi,
Kafeste olan bir kuş, neylesin kanadı?
Her çırpınışı gidip duvara çarpar.
Umutsuz ise bir insan, neylesin sabahı?
Aydınlık sadece boşluğunu aşikâr yapar.
Ne gökyüzü mavi görünür ne rüzgâr serin,
KASIM AYINDA BİR (GÜL),
KOPARSAM ELİMDE SOLACAK, KOPARMASAM OCAK'DA DONACAK.
BEN BÖYLE BİR ÖMÜR BAKARIM SANA,
O GÜZELLİĞİN YÜREĞİMDE,
ÖZÜN GÖZLERİMDE KALACAK...! #düşüneninsanerckose#
Kaybolmuş sevdalar, firar mı etmiş,
Zifiri karanlığın dipsiz kuyularında,
Yanmış yüreğim aşk-ı kül eylemiş,
Her vakit çektiğim sigara dumanında..!
#düşüneninsanerckose#
Bir ömür yürüdüm,
Yol boyunca kendimden başka kimseye rastlamadım.
Nasıl bir yoldayım ben?
Arkam sessiz bir harabe, önüm dilsiz bir karanlık.
Bir yanım geçmişin enkazında üşüyor,
Birgün habersizce terk edip gidenler olabilir,
Gittiğinde bavulunda eksik kalanlar olacaktır,
Ya eksik kalanları sana söylemişse !
Dinleseydin keşke gitmeden önce,
Ya seni şimdi duymuyorsa,
Belkide senden gitmiştir,
Sarılacak birgün cansız bedenler kefene,
Sanmayın ki ölüm haber verecek seneye,
Kimine hayat,kimine zulümdür ölüm,
Korona sarmış dünyayı,
Kundaksız yüreğimi sallıyorum duygularımın beşiğinde…
Söndürün yanan kandilleri bir bir,
Güneş biat etsin sabahın fecrine…
ve gelecek artık ne karanlık,
ne de korkulacak kadar gri…
Bir zaman düşlüyorum felç olsun yelkovanı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!