Sanki seninkinde sağ sol karıncık
sağ sol kulakçık
atar toplar damar yoktu..
En sertinden granit benzeri taştı.
Her söylemin, her eleştirin,
gözümün üstünde var olan kaştı.
Olsun.., Doğal olmasa da,
saçların sarı ya..
Tam sevdiğim,
her teline düğümlenmişim.. Gibi
Gözlerin elâ. yeşil..,
Ya da her ne renkse kabûlüm.. Umrumda değil.
Yerinde duran gitmeyen..
Hiç bir şey yok değişmeyen.
Nasibin kadar elde edersin.
Yersin, içersin, sevilirsin, seversin.
Zamanla her şey ya biter, ya azalır..
Havanın sertleştiği bir ekim gecesi..,
Yapraklar dalından kopmuş uçuşmuş.
Çevrede rüzgârın uğuldayan nefesi,
ısı düşmüş ortam üşüyüp soğumuş.
Ufkumda elâ gözlerin..
Ömrümüzün son demindeyiz.
Hastalıklar peş peşe..
Kimimiz şekerin, kimimiz tansiyonun pençesindeyiz.
Önceleri paramız yoksa yiyemiyorduk,
şimdi olsa da yiyemiyoruz.
Yaş yetmişin ne anlama geldiğini,
Bembeyaz, pürüzsüz,
henüz aşka yabancı bir sayfaydı gönlümüz.
Büyüdükçe
sevdanın her şekil ve aşamasında oluk oluk kanadık,
açılan yaraları kendimiz
akkor halde kızarmış çelikle dağladık..
Yaşadığımız,
zirvelere kadar tad aldığımız,
o yaz..,
Ve sonbaharda yaptığın dev naz.
Tüm hayâlleri,
istenenleri, özlenenleri
Uzun sıcakların ardından
kuruyan yaprakların düştüğü yollardan..
Beklendiğini bilip,
Çektiğin yeter deyip..,
Hatalarımı affet,
Eylül yağmurları gibi serinlet..,
Tanıştık.
Bir bebeğe gösterilen özenle,
sevgimizi büyüttük.
İlk ayak sürçmesinde, ilk tökezlemede..,
Öfkemize kurban ettik,
tam kökünden kuruttuk.
Artık yeter
Bu güzel yüzde yerleşen yas
Her anışta her sefer
Nisan yağmurları gibi kolayca
Çağlayarak akan yaş
Görülmemecesine bitmeli




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!