Olmuyor yapamıyorum baba
Eksik yanım kanarken
Tutunamıyorum artık umuda baba
Eksik yanım kanarken
Evlatlık mıyım diye düşünür oldum
Bir sevgim vardı ona karşı
Tanımadan bilmeden
İsmini bile duyunca ağlamaktı
Tanımadan bilmeden
Atatürk bu sevgimin parçası
Ne endeşi ettim
Şu dağların arkasında
Korkusuzca koşan destanım
Korkarım endişelerimin arkasında seni alacaklar diye
Dikenli gülüm oldun
Düştüm aşağılanma çukurunun en dibine
Alay edenlerinin çok olduğu bir gecede
Bir hayatın kahrını çeker idik her günde
Bu aşağılanma da neyin nesi bilir misin
Ağlamakla yetine bildi yorgun yüreğimiz
Dik duramadım be anne
Köpek sandılar yanımdan geçerken
Kısa demesinden çok köpek demeleri dokundu be anne
Yandı onlar her böyle alay ettikçe yüreğimden
Dışarıya bile çıkamaz oldum utancımdan
Düz duramadım aylarca
Bakamadım gök yüzüne saatlerce
Gök yüzü hangi renk diye düşündüm her gece
Uzanamadım dokunmak istediğim her yere
Herkes yanından geçtiğimde bakıp güldüler
Engellisin yapamazsın dediler
Umutsuz vakasın beceremezsin dediler
Bir yere oturup alay ettiler
Yaptım engelleri geçtim bak görüyor musun
Şimdi diz çöktüler önümde
Bir gül koptu kalbimin derinliklerinde
Ne sevda kuşuydu bu ne de özlem seli
Nefes alamadıkça boğuldum karanlığın derinliklerinde
Ne sevda kuşuydu bu ne de özlem seli
Ah çektim hatıra dolu satırlarıma
Ne gururum incindi
Şu dağların ardı sıra
Yüreğimi parçaladı geçti
Şu kapılarının ardı sıra
Sanki ayak mantarı misali
Toplanırdık kapıda
Eğlenirdik hep bir arada
Hiç gitmek istemezdik toplumda
Ah ne güzeldi o eski zamanlar
Yemekler yerdik bir sofrada toplanıp




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!