Senin kalbin alevler içinde,
Yanıyor bir başkası için.
Benim kalbimse önce dondu,
Sonra yandı.
En son koydu kendini parmaklıklar arkasına,
Sana tutsak, aşka tutsak kaldı...
Unut artık diyorsun,
Unutamaz ki bu kalp.
Git söyle diyorsun,
Söyleyemez ki bu dudaklar.
Vazgeç diyorsun,
Vazgeçmiyor ki bu yürek.
Bundan sonra ne ay ışığı hatırlatır seni,
Ne gökteki yıldızlar,
Ne de gece yarısı.
Artık sen de gözümde herkes gibisin...
Seni seviyorum diyecek karşında,
Üşüyeceksin belki de.
Ben o günde şiir yazacağım sana,
Sonra yakacağım o şiiri, ısın diye...
Kafamda ütopik bir dünya var,
Orada seninle evliyiz.
Bir kızımız birde oğlumuz var.
Saçları seninki gibi sarı,
Gözleri seninki gibi ela,
Sana benzeyen iki çocuğumuz var.
Gecenin karanlığında;
Ay ışığının altında,
Sadece gökteki yıldızlar,
Önümdeki boş sandalye,
Ve ben.
Benim için gece,
Sen uyuduğunda başlar.
Çünkü benim güneşim,
Gözlerin kapandığında batar.
Sonra ufak bir ay ışığı vurur yeryüzüne.
Çiçek olalım sevdiğim,
İkimizide yan yana diksinler.
Uzaklara düşmesin tohumlarımız,
Sonra hasret kokar her yanımız.
Yaprak olalım sevdiğim,
Ve ben yaşarken sensizlikle,
Sen bana senli günler vaadettin.
İnandım.
İnandıklarımla bıraktın beni.
Ben yaşarken sensizlikle,
Sen, senli günlerin vaadiyle öldürdün beni.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!