Yapılan bunca hainliğin, şerefsizliğinin verdiği etki ile saç sakal karışmış dünyaya küsmüş geziyorken
arkasından bir ses duydu
“Bu ne hal kardeşim”
Sese doğru döndü seslenen Yusuf abisiydi,
Abi dedi yutkundu ne diyebilirdi ki
Karşısındaki kaç kere düşmüş ama kalkmasını bilmişti Oda biliyordu piyasadaki fahişeliği onuda satmışlar, sırtından vurmuşlardı,
En çok canımı yakan ne biliyor musun?
Sabahları kalktığımda yastığın diğer ucunda
Seni görememek,
Sana dokunamamak,
Seni öpememek,
Seni koklayamamak,
Çay deyip geçme üstadım
Yalnızlığımızda
Ağladığımızda
Birine ihtiyacımız olduğunda
Açık havada
Kahve içer misin dedim
Ben kahve sevmem dedi
Çay içer misin dedim
Ben çayda sevmem dedi
Sevmem ama ne yapayım
Bu saatte anca sallama olur.
Demleme çayın yerini tutmaz ama
Zaten adıda bozuk ne bu ya dallama der gibi,
Dallama insanları hiç sevmem,
Doğru dürüst sevemedik
Sevdikde kıymet bilemedik
Hak etmeyene değer verdik
Götümüzün üstüne oturuverdik...
Hadi dokun gözyaşlarıma
Dokun korkma
Dokun
Dokun saçıma
Dokun dudağıma
Dokun varlığıma
Perdeyi araladım seyrettim dışarıyı
Yanmıyordu sokak lambaları
Ortalık zifiri karanlıktı
Severdim karanlığı
Hemen çıktım dışarı
Sokakta bir ben birde can yoldaşım köpekler vardı
Baktım caminin bir köşesinde tek başına
sırtını duvara dayamış
gözlerini kapamış
ellerini semaya açmış
gözyaşları halıyı ıslatmış
Sesli birşeyler söylüyordu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!