Ruh mu daha Ağır
Beden mi
Ya da zorunluluklara direnen
Sınırlı İraden mi
Hangi basınç daha yoğun
Yerçekiminin birbirine doladığı
Sonsuz bir düşüşe buladığı
Üstündeki tonlarca hava mı
Ya da
İnsanlık denen Medeniyet denen
Kainat denen Nedeniyet denen
Dünya denen Tabiat denen
Rüya denen Düşünce denen
Bütün algıları içeren
Hem donucu hem akışkan
Hem uçucu hem yapışkan
Anlamın yeniden piştiği tava mı
Ondan mı her sabah yatağımda
Sonsuz bir külçe gibi uyanmam
Sirkin dışında olmama rağmen
Onun tüm basıncına boyanmam
Bir nebze hafifliyor muydu
Yoksa insan
Kabusun içinde mabedin dişinde
Daha mı esnek duman...
Kaçış yok mu asla
Bu fotoromandan
Kader denen dramdan
En ağır gramdan
Yogacı değil ki Selim
Zihnini boşaltsın
Şairler gözlemevidir
Dinginlikle kendini azaltsın
Ne kadar dışarıda
O kadar aşırıda
İkinci bir fotokapan gibi
Çeker her şeyi
Şairin
Kendini
Sirki
Kainatı dinlemeleri
Yerçekimi mi
Daha kuvvetli
Şairin
Resmini çektiği
Gönül işkencesi
Ömür işkembesi mi
Niye ben
O zaman
Yerçekimini daha ağır
Hissediyorum şu an
Ya şair değilim
Ya mahir
Ya tahir değilim
Ya zahir
İçin için kirlenmişim
Sirke öyle bi kinlenmişim
Keskin sirke küpüne
Şairin kini kürküne zarar
Türküsüne yarar
Da
Sirkin besini insan eti
Şairin esini insan sureti
Sirkin geçimi arzu sepeti
Şairin seçimi Aşkın külfeti
Ödeyemediği bedeli
O yüzden
Her şeyin hıncını
Mısralarından çıkarır
Ama ruhla ödenen bedel
Herşeyden daha ağırdır
Bir karadelik gibi
Çeker tüm kasveti
Lakin her çekilen fotodramın
Maliyeti
Bedenin sırtına
Kemiklerin kırtına biner
Yaşanan her yoğun duygunun
En Ağır Gramı
Düşüncenin kokusuna
Kainatın dokusuna siner
O yüzden Şairin
Ya da saf bir Aşığın
Basınç altında boğulmamak için
Kainattaki en uçucu gaza
Aşka
İhtiyacı vardır
Ama şair
O balona
Kum torbalarını fazla kaçırır
O yüzden son sürat
Yeniden yere çakılır
Yorgun kemikler
Sazın teline takılır
Yeni yeni türküler yazılır
Sonu gelmeyen mezarlar kazılır
Mezarın içinde yeni bir göğe azılır
Oysa bir Aşık
Sevgi'yle de yazabilirdi
Gönlünün nağmesini
Geç mi kaldım öğrenmeye
İflah olmaz mı bu beden
Bu şaşkın adem
Ya da benimkisi
Bahtıma olduğu kadar
Zihin Dna' ma yazılı bir matem....
Ama Sen
Yine de gördüğüm
En harika
Aşk Molekülü
Bir Uçan
Uçuran Balonsun
Değerli Sevgi İme...
Kainatın dokusuna
Saf bir Sevgi
Sınırsız bir Aşkın
Kokusunu işleyen
Dengede kalman için
Ne kum torbasına
Ne de sirk çorbasına
İhtiyaç var
Kainatları
Sonsuz bir oluşa
Uçurabilecek
O Sevgi İme Gülüşünü
Gözbebeğinin muhteşem öpüşünü
Cennet bile peşinden kovalar
Cehennemin kel oduncusu
Nasıl sürüklenmesin
Senin kainatla yaptığın
O sessiz
Ama sonsuz estetik dansın
Dönüşünden
Form almaya başlamasın
Yeniden ruhu
Kinin Aşka sönüşünden
Aşkın Sevgi
Sevgi'nin Aşk Hali
Sonsuz Bir Olma İstenci
Birlikte Varolma Direnci
Şairin Emeli
Varoluşun Temeli
⋆.˚🦋༘ 🌈⚪
15.07.2026 / Sevgi'nin Temeli Aşk , Aşk'ın Emeli Sevgi
' Sevgi'yi Hak etmeyen Selim '
' Yine De En Karamsar Şiirimde Bile
Onu Anlatmalı Elim '
' İflah Olmasa Da Bu Deli
Zarar Vermez Ona Kelim '
' En Karanlık Gölgemde Bile
Ya Da Tek Başına
Güzelleri Güzellikleri Anlatmak
Benim Mesleksiz Mesleğim '
💖
Selim BayrakKayıt Tarihi : 15.07.2026 14:11:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!