Mevsim sonbahar, sarardı yapraklar
Yıkandı yine gözyaşlarımla yeryüzü
Her damlada sen vardın,
sarı hüzün rengi,
Sarı gül hasretin simgesi
Kulu kul ile cezalandıran, Rab, durdurur aklını, yaptırır hatayı
Ödetir bedeli, yapan yaptıran, Hak
Her Musa'nın, vardır bir Firavunu
Firavunun Asiye'si ermiş makama
Nuh'un karısı kalmış geride olmuş helak
Hak eden, hakkını bulacak
Yağmur sonrası nasıl da güzel kokar toprak
Tüm sevdiklerimizi koynunda saklar
Deneyimle öğrenir insan
İz bırakır deneyimler
Acı çeken yanık söyler türküyü
Her kötü söz sahibine döner geri
Her iftira, temizler kişiyi
Bilenler, şükür eder
Varsa da ufak tefek hata, onlarda affa uğrar
Yaratılmış her şeyin bir sonu var
Dünyanın da kalmış, bin yılı
Alemler, dünyadan ibaret mi?
Adını bile duymadığımız gezegenler var
Her an büyümekte evren
Her kişinin evi gönlüdür
Kiminin evi çok kalabalık
Kimi de sessiz sedasız
Herkes ayna birbirine
Bak şimdi aynaya
Sen kendine ver değer
İşe yaramazsan, kim olsa terk eder
Canımın sahibi var, terk etmeyen
Ona güvenirim, güvenen yolda kalmaz
Hayatıma girip, çıkanlar
Her milletin, Romanı oluyor
İspanyol’un çingenesi, bizde sulu kule
Afrika’nın yerlisi, Romanyalısı, Arnavut’u, Bulgar’ı
Yetmiş iki buçuk milletin, buçuğu Roman
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!