Doğduğum yerlere gitmek bana, heyecan veriyor
Baktıkça içim titriyor
Atamın diktiği ulu çınarları, kim bilir,
Dün için bir şey yapamam geçti gitti, bilemem yarını
Yarın bugün yaptıklarımızın karşılığı
Elimde kalan AN’dı,
Karar verebilirsem yarınlar için iyiyi
İçim yanıyor seni andıkça
Yaralarım kanıyor maziye baktıkça
Ne çok incittin sevdikçe
Aşka tövbe ettim sevmem bir daha
Demiri kesen göz gibi
Kurşun olup vuran söz gibi
Hayatın törpüsü gibi
Varlığın ateş gibi
Dünya nüfusu çoğalıyor
Verimli ne varsa maya olarak ayrılmalı
Koyunun ikiz yavruları kesilmemeli
Damızlık ayrılmalı, çoğalsın diye
Annem son gülen sen ol demiştin ya
Sensiz gülmenin bile tadı yok
Çiğdemler, mormenekşeler açmış yine dağlarda
Hayatın yükü ağır gelenlerin, ağrır beli
Sinyalidir vücudun, imdat sesi gibi
Renkler iklimlere göre, çöllerde Arap zenci
Soğudukça iklim, beyazdır insanlar
Hayvanlarda şekil alır araziye göre
Kutuplarda olur ayılar boz
İnsan değişmez, dün nasılsa bu günde aynı
Değişen takvimin yaprakları
Acımak ister insanoğlu, ağlayanı sever




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!