Eyy zülüfleri yüze düşmüş sevgili.
Gönlümü hayalinle şereflendirdin.
Zamanın önüne geçen sevgili,
Hayalden çıkıp gelemezmiydin?
Sevin içinizdeki çocuğu, hep yaşatın diyordu bir paylaşımda. Hemen altında enkaz altından çıkarılan bir savaş çocuğu (cennetkuşu) vardı. 😔
Evinde, yatağında, anasının kucağında, yani olması gereken yerde yaşatamadığımız çocuğu, içimizde nasıl yaşatacaktık?
Seviyorum:
Hüzünlendiğimde yüreğim delinene kadar hissetmeyi,
Kırıldığımda parçalarımı birleştirmeyi,
Ağladığımda göz yaşlarımı silmeyi,
Yıkıldığımda tutunacak biryer bulmaya çalışmadan kendimce kalkmaya çalışmayı, bazen yalpalamayı, hatta bazen tekrar düşmeyi...
Seviyorum:
Zaman hapsolmuş, boğulmuş sanki;
Geçmiyor, gitmiyor çakıldı kaldı.
Yüreğime sokulduğun öyle bir anki,
En derin kuytuda takıldı kaldı.
Zanneder kendini alemin şahı!
Kalır mı bir kulda bir kulun ahı?
Bitmez gönlündeki dünya tamahı,
Hadi tövbeye dur ey günahkar kul!
............
Takmışlar başlara sahte bir bere,
Sıktılar kurşunu bir milyon kere,
İnlerine tekrar geldiği yere,
Tıkmaz mı sandınız siz bu milleti?
Arasıra aklıma düşmüyor değilsin! Ama maalesef en çok vefasızlığını hatırlıyorum...
Gönlüme dokundu bu terkediliş,
Unutur gibiydim ama olmadı.
Beklerken külümden tekrar diriliş,
Ateşin süresi daha dolmadı.
Bir kez görür müyüm seni acaba?
Kirliydi sözlerin sanki bir çamur!
Onca güzel güne yazık değil mi?
Zannedersin senin beş başın mamur!
Bu yonttuğun odun, kazık değil mi?
Sevdanın üstüne bir örtü serdin,
Sanmayasın bu dert birtek sendedir
Aşka düşmüş gönül nice tendedir
Yaranın merhemi bilmem nerdedir
Çok lazımsa ara "bul" derim güzel
Gönüle od düşer yakar kavurur




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!