Susmak;
duymak içindir
kainatın sesini.
Hayatı dinlemek
demlemek gerekir
çoğu zaman.
Eyrılır
aşk gönülden
ruh bedenden.
Gömersin topraklara
eceli gelmeden.
Ne bu zaman değerli artık
Bir gün değil her gün tüttü
Bacamızda ki hasret miydi
Hani, başımızda ki o rüzgâr
Toyluğumuzun çağı mıydı?
Yandı ya canım, onca yıl
İlk önce hayâlini kurduk
Daha sonra o hayâli görmeye başladık.
Sonra gördüklerimize tutunduk..
..Sevdik
Ve beklemeyi öğrendik.
Öyle çok bekledik ki..
Gecenin bir yarısı, uykusuzluğun verdiği rehavet ve can sıkıntısı..ardından sıcak bir duş, sıcak bir kahve ve anıların dayanılmaz çekiciğine ufak bir dokunuş..
Çiftlikte ki garajın, germelerine kurduğum salıncakta sallanıyorum, (tek hayalim var ki, ne zaman salıncağa binsem, aynı hayal beni yakalar.)
Ben yükseldikçe; kısacık saçlarımın uzayıp savrulduğunu hayal ediyorum, rüzgarı yüzümde hissettiğim o anlarda ki özgürlük duygusunun, inanılmaz çekiliciliği ile kendimden geçiyorum. Sonra annemin sesini duyup gözlerimi aralıyorum ve ayaklarımı yere sürtüp duruyorum. Sanki hayalimi elimden almışlar gibi mahsun, sese doğru yıkık bir şekilde ilerliyorum. Hiç unutmuyorum Tam 33 yıl önce koskocaman bir kızdım, hatta genç kız sayılırdım Saçlarım hiç uzamıyordu, oğlan çocukları gibi kısa kestirirdim hep, evli olduğum yıllarda ise kep altı kullanmaya başlamıştım.
Neyse..
Yol yorgun. Söz üzgün.
Elini eteğini çekmiş gün, gün/eş
Yıldız taksa gece saçlarına..
..kimin umurunda?
Bazen; ucunu göremediğin
burnun direkleri sarsılır.
Sızılar içinde
bir yere koyamazsın
kalbi kırık aynaları.
Göremezsin yakınları
Uzun zamandır, böylesine dokunmamıştı bana bir şiir
Öpsem mısralarından düşer mi kalbime huzur?
Herkesin bir hikayesi var mı gerçekten.
Girişi, gelişmesi olan ve fakat sonu olmayan..
Çocukluğumda, sürekli ağaçtan düşerdim.
Karnım ve kolum yarılmış, dallarda asılı kalmıştım. Lakin hiç vaz geçmezdim. Çünkü o ağacın en tepesine tırmanmaktan haz alırdım. Yükseklerde gezinirken ne hissederdim, hatırlamıyorum.
Çocukluk işte...
Düşeceğini bile bile tırmanmak, can acısını umursamamak, korkmamak..vs.
Yaş elli bir
öyle dante gibi
ortasında felan değilim hayatın.
Henüz başlamadım.
Yaşamadım ki




-
Mustafa Bay
-
Mustafa Bay
Tüm YorumlarGündemi ve "insanı" meşgul eden tüm kirliliğe, nefret ve ayrıştırma diline rağmen, "ağız tadıyla" iyi bayramlar dilerim...
Saygı, sevgi ve muhabbetle...
Mustafa Bay
Daha güvenli, daha huzurlu, daha "insancıl" yarınlar dileği ile..
Anneler Gününüz kutlu olsun...