Gittiğim yer neresi? Şayet bilmek istersen
Gururuma hükmeden yalnızlık anayurdu.
Süslenmiş bir vedayla, kirpiğimden aşağı
Gözyaşımı dökmeden gitmem gerekiyordu.
Baktım varlığıma yer kalmamış öneminde
Karmaşık bir dimağın, mahzun bakan gözüdür,
Yarım kalan duygunun, durgun akan sözüdür,
Küllenen sevdaların, ruhu yakan közüdür,
............İçinde fırtınalar, kopsa da suskun gönül,
............Biçare hayallerin, düşüne tutkun gönül.
Karanlık dolu gecenin, ardındaki sabahtık biz,
Dostu düşmanı bilenin, gönlündeki tamahtık biz.
Yıldızlardan kopup gelen, ışık veren çizgilerle,
Doğruluğun ve güvenin, yoğrulduğu dergâhtık biz.
1990- İSTANBUL
ÇARESİZ GÖNLÜM
Bin kere dilesek de sen benim olamazsın
Bu dermansız sevdaya düşen gönlüm çaresiz.
Hasret esaretinde kalbimi bulamazsın
Aşkın narıyla yanıp pişen gönlüm çaresiz.
SAKIN DÜŞÜNME
Sen kendini fazla yüksekte gördün
Devran böyle döner diye düşünme.
Sahte ışıklarla sefalar sürdün
Sensiz güneş söner diye düşünme.
Bayram olur her günü, son bulunca hasreti,
Sımsıcak bir bakışla, değişir tüm haleti,
Aşk ile yola bakıp, sevgiliye vuslatı,
Bekleyen gönüllere, “yar”dır şair yüreği.
Her mevsim fırtınalı, denizler gibi taşan,
SENİ SEVMEK
İlkbahar yağmurunu damla damla hissedip
Bembeyaz bulutları sarmaktır seni sevmek.
Bir kuşun kanadında uçtuğunu zannedip
Gönüller vuslatına ermektir seni sevmek.
Kıyısında ümitle, hayaller kurduğumuz,
Sahilinde coşkuyu, sulara vurduğumuz,
Kumsalında maviye, selamlar durduğumuz,
O denizin sesini, bilmem duyuyor musun?
Mahcup bir eda ile, kapısından girdiğimiz,
SENİ TARİF EDEMEZ
Kelimeler biçare, cümleler garip kalır
Kalemde sihir olsa Seni tarif edemez.
Adın geçen kitaplar sayfa sayfa açılır
Yazarı mahir olsa Seni tarif edemez.
Sen, tozlanmış hayalin tertemiz bir düşüydün,
Buz tutan gecelerin sımsıcak gülüşüydün.
Ne çıkar cümle âlem hor baksa da hep bana
Utancı sildim yüzden, ses vermek için sana.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!