Ötmüşken bülbüller açmışken güller
Bu kadar vicdansız olur mu insan
Gecem aydınlandı yandı kandiller
Bu kadar vicdansız olur mu insan
Kurbandım senin o fidan boyuna
Ötmüşken bülbüller açmışken güller
Bu kadar vicdansız olur mu insan
Gecem aydınlandı yandı kandiller
Bu kadar vicdansız olur mu insan
Kurbandım senin o fidan boyuna
Ne gecem belli, ne gündüzüm
Yıllardır geçmedi yüzümdeki hüzün
Senin güzelliğin beni hayata bağlayan
Öyle güzelsin ki, kaşlar keman, gözlerin üzüm.
Yıllar sonra öyle bir çıktın ki karşıma
Benim içimde bir sen varsın, bir de beyaz gül
Size sayfalarca şiirler yazsam doyamam
Her satırında ağlar, yanarım, olurum kül
Seni sevmeye gülleri dermeye kıyamam.
Söz geçiremedim gönlüme, vuruldum sana
Kulak ver dışarıya
Yağmur sularının sesine,
Dışarıda her şeyi silip süpürüyor
Senin aşkımızı silip süpürdüğün gibi,
Herşey nasılda başlamıştı
O ilk günü hatırlıyormusun
Ne vurgunlar yedim,
Ne fırtınalar esti, deli gönlümde,
Ne acılar çektim,
Ne aşklar yaşadım, kısa ömrümde.
Yeminim vardı, bir daha sevmeyecektim
Koca bir dağ sandım sana yaslandım
Değilmişsin yazık çok aldanmışım
Hercai gezerken sende uslandım
Değilmişsin yazık çok yanılmışım
Duvara asmıştım ham tablo gibi
Bu kadar kolay mı bırakıp gitmek
Yaşanacak çok şey bizi beklerken
Yokluğun ölmeden mezara girmek
Yapılır mı bana böyle severken
Eza etme sakın diyelim kader
Yaralıyım kederimden,
Hem de çok derinden,
Biliyorum, hiçbir zaman iyileşmeyecek,
Asla kapanmayacak bu yara,
Ömrümce ince ince sızlayacak.
Biliyorum tam olmadı her şey yarım kaldı
Duygularım param parça yüreğim virane
Sanma korkarım ölümden bir tek canım kaldı
Sarmış her yeri gam keder gönlümse divane
Bülbüller figan eyledi güller ağlar gülmez




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!