Şu yaşadıklarımız,
Neyin provası sevgilim.
İştahları kabartmaktan öteye,
Geçmiyor sadakatin...
Ait olmadığın dünyalara,
Sabah ezanına uyanan bebekler,
Onun değil senin imtihanın.
Ey Allah'ın görevlendirdiği kadın.
Kalk kaldır adamını da,
İki rekat namaz kılın...
Değeri kime verdiysen,
Ondan gelir en sağlam yumruk.
Aldım darbeyi, fena kuvvetliydi.
Yere düşürecek kadar.
Ama öldürmez biliyorum.
Çünkü ben ölmüyorum...
Kaybolmuşken gözbebeklerinde,
Rüzgar sigaramı içmiş sinsice.
Güneşi de batırdığımıza göre,
Dönebilirim artık dünya denen harabeme...
Bir kuş bile girmiyor kadrajıma.
Bu akşam kaçırdım güneşin batışını.
Yüreğinden kendimi kaçırttığım gibi.
Bir de sevindiremedim çiçek satan kadınları.
Yanımda menopoza merdiven dayamış,
Kadın kahkahaları.
Muhtemelen onların da aldım ahını...
Şair aldanır,
Dolayısıyla aldatır okuyucusunu.
Şair aldatır,
Dolayısıyla aldanır okuyucu...
Elinden geleni ardına koymasanda,
Öteki tarafta iki elimiz de yakanda...
Sustuğumuza bakma ey satılık kalem,
Bir konuşursak sarsılır dünya alem...
Dört yıl önce bugün, bu saatler...
Bir mesajla irkildi beden, tüyler diken.
Gözyaşı akmak istiyor, boşalamıyor hüzün.
Dilden dökülüyor; İnna lillahi ve inna ileyhi raciun...
Cemre suya değil, bağrımıza düştü.
Şarkı değil, şiirdi kulağıma çaldığın.
En iyi ve zor günlerimin kadını.
Bulamadığım benliğime bir lütuf,
Nazik sesiyle acılarımı besleyen.
Eskiden kalma bir motif.
Manzaramın ortasında gülümseyen...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!