Üşüme diye atkımı sardım boynuna
Ne kadar da güzeldin şubatta.
Atkımı tutamadı daracık omuzların
Ufacık dünyamda ne aradın?
Bu sabah yine çok soğuk bu şehir
Zamansızdı seni sevişim,
Sana göre zaman yalan..
Artık icimde olmayan
olsa bile siyah renge bürünmüş hayaller..
Ben seni içimde öyle bir büyütmüşüm ki
Sen olmadan da da yaşabilmek
Onun için geceler boyu akıttın mı gözyaşını
yastığa sessiz ve kimsesiz
Gönlündeki yangına adını koyamadığın
oldu mu belirsiz?
Sen sonunu getiremediğim bir masal
Bir ateş yanar rüzgarında,
Bin ateş söner.
Ve şimşekler çakarsa özünde,
Yürürken bahtının yollarında.
Bir gün bir sabah olacak ki;
Kendini farklı bir yalnızlıkta hissedeceksin..
Neden diye düşündüğünde,
etrafındaki insanların seni ne kadar da sahte söz
ve sevgilerle kandırdığını anlayacaksın!
Bir gün bir sabah olacak ki;
Saat gecenin ikisi
Derin sessizliğin tek sesi
Yol üzerinde bir sabahçı kahvesi...
Gün doğmak üzere uzaklarda
Bir bardak çay içiyorum
İçimin ısındığını hissediyorum
Geceydi seni bana yaklaştıran,
sense geceye yakındın, bende sana...
bir istanbul var karşımda şaşkın
camları ardına kadar kapalı bitkin..
Ben bir aşkım,
savrulan sonbahar yapraklarını canlandıran.
Çağlayıp gelen bir suyun içinde,
su damlasıyım, kuruyan dudaklara..
Ben bir aşkım, acı olurum,
Seni anlatmak istiyordum!
Hiçbir şairin yapmadığı gibi…
Seni bir kaç harf
parçasına sıkıştırmamalıydım
Bütün kelimeler
uzayarak sonsuzluğa açılmalıydı..
Bugün yine sensizim
Ve bir boşluk var içimde
Susuz kalmış bir çiçek gibiyim
O suya muhtaç ben sana muhtacım.
Ağladım bende bu gece kendimle
kayboldum kendimi tanıyamaz oldum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!