segâh nağmeler kovalıyor
bir bahar akşamı ertelenen aşkı
notaların coşkun denizinde
teknen sağlam mı?
mavinin coğrafyasında serpildi ince hastalık
silah sesine bulanan aldatılmışlık
kurşun yarasını deşen pişmanlığım
ihanetinle gümüş türkülere yaslandı yalnızlık
karanlık yolcum
mevsimlerin replikleri rüya içinde
her şey bir hayalden ibaret
rüzgârlar Tanrıların taklidi
yağmurun efendisi
uyuttuk dertleri
bakır cezvede
telveyle beslenen yollar
kısık ateşin üzerine
oturmuş develer
balıklara yem olmuş adaklar
ferah yıllar silkinir tozundan
şehre yayılan köpüklerinde
yanık reçel kokusu
keder bir taş gibi içimde saklı
kumsalda hayal halkaları
çiçeğe dönüşen tohum
yıllar yağdı saçlarıma
düşlerimin efendisi
talihin elinde oyuncak oldum
renklerine sığındığım
kelimeler hazinem
çelişkilerle dokuduğum
şiirimin dip suyu müzik
sözün bütün dikenleri saplı aydınlığa
yara aldım zalimlerin kahkahalarıyla
Agora’nın kanında kaynayan karanlık
söndüremezsin yıldızları
saçlarımla birlikte uzayan karanlık
çözemezsin gökyüzünün sırrını
suretler
rüya huzmesidir
mısra hakimiyetinde
bahtiyar
düş hırsızlarının elindedir
ateşten suya evrilen şiirin suçu yok
ışığı öldüren aşkın belası yok
sicimlerin titreşimleri anılara bürünüyor
zamanda sıçrayan mucizeler yok




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!