yüzünün haritasında
buldum
aynanın buğusundaki kördüğümü
betona direnen çiçek gibi
kederle serpildi
gölgeleri kovalayan efsun
düşlerimin efendisi
talihin elinde oyuncak oldum
renklerine sığındığım
kelimeler hazinem
çelişkilerle dokuduğum
şiirimin dip suyu müzik
sözün bütün dikenleri saplı aydınlığa
yara aldım zalimlerin kahkahalarıyla
Agora’nın kanında kaynayan karanlık
söndüremezsin yıldızları
saçlarımla birlikte uzayan karanlık
çözemezsin gökyüzünün sırrını
ateşten suya evrilen şiirin suçu yok
ışığı öldüren aşkın belası yok
sicimlerin titreşimleri anılara bürünüyor
zamanda sıçrayan mucizeler yok
karanlık yolcum
mevsimlerin replikleri rüya içinde
her şey bir hayalden ibaret
rüzgârlar Tanrıların taklidi
yağmurun efendisi
uyuttuk dertleri
şehre yayılan köpüklerinde
yanık reçel kokusu
keder bir taş gibi içimde saklı
kumsalda hayal halkaları
çiçeğe dönüşen tohum
yıllar yağdı saçlarıma
I
gözlerindeki keder çok tanıdık
yürüyen kâbuslarda
zamanın donduğu mevsim
rüya artığı resim gibi karanlık
biriktirdiğim hayat bir şefkat ırmağı
kalpte açılan kapı, kanatlarıyım ruhunun
şifacı değilim, tınısıyım çürümenin
doğum sularında bedenim bebeğime tabut
damarlarımdaki zehrin, derinleşen yasın
uzanışıyım mevsimlere
Anne
Tanrıların laneti bozdu sessizlik yeminimi
adaklarım güneş gülüne
Meryem Ana dikeninde ışığı toplamak için
İda’ya sığındım, anıları kemire kemire
Satürn’ün çocuklarını doğurdum
tarihimizden sızan keder
yalnızlığın tahtı için tehdit
direnmek sanat
gülüşümüzü kemiren şüphe
beni berraklığınla avut
mozaiklerle bezenmiş sesin
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!