Rab ile aramda sensin o visal
Gözüm buğusunda sanki bir masal
Titrek ak güvercin kanadıyla al
Kırık aynalarda sakladığım sen
Taze toprak diye kokladığım sen
Kalbimin semahına firar edince düşler
Dudağımda sızıyla başladı kara kışlar
Sırrı müphem değince kelamların özüne
Güz yağmurları vurdu mürekkebin izine
Lacivert bir gecenin malihülya rüzgârı
Kesince nefesimi düğümlendi gizlerin
Ney’in melâl feryadı körükleyince hârı
Bağdaş kurup oturdu yüreğime izlerin
Göğsümün kafesine ürperti ile bakan
Yüreğimde dönüp duran bir alev topu..
Her değişinde nefesimi kesen
o hançer sözlerin..
Tedavülden kalkmış bir sevdanın
yakamozu vuruyor kirpiklerime..
Tel tel dökülüyor ıslak yanaklarıma..
Soğuk iklimler dolaşıyor damarlarımda..
Ayazda kalmış bedevî ruhum,
meydan okuyor zamana karşı..
Geçti diyor..
Geçecek diyor..
Tırnaklarımla kazıyorum
katran gecelerin heyulasını..
Yanılgı yanılgı büyüyor
içimdeki inkisar-ı hayal..
Ne istedin besleyip büyüttüğüm kuşlardan?..
Buzullar diyarından sesleniyorum..
Donuk soğuk ve eprimiş
yürek lisanım ile..
Göğün saklısında kalmış
rengarenk uçurtmalar..
Elim kolum kalkmaz olmuş..
Gece..
Mum ışığının kızıllığında ağır ağır çözülüyor yine..
O cılız alev..
Günün son kalp atışı gibi titrerken, duvarlarda geceye ait ilk gölgeleri doğuruyor.
Pencere kenarına yansıyor kızıl ışık..
Karanlığın eşiğinde duran bir sır gibi sanki..
Kül basıyorum bu gece, mecruh yüreğimin mahzenine..
Bana bakan çivilenmiş gözlerinin buğusuna..
Sözlerinin nefes kesen esrarına..
Uzaklığındaki yakınlığına..
Sürgüne uğrayınca, içimin sen yarası.
Söküldü kemiklerim, dil ve dudak arası.
Tükendi umutlarım, güz geldi baharıma.
Düşlerimin buğusu, oldu kömür karası.
Damla damla süzülüp, tel tel döküldün gözden.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!