Çocukluğumda
Dört başı el işlemeli demir
İçinde gömme yatak
ve dantelli uzun bir yastık
Belli ki o zamanlar da
kullanım için pek şık
Ağladığın günleri acıdan sanma
İçten içe haykırışları duyamazsın
Belki bugünlerin yasıdır ama
Yarınların neşesini şimdiden yakalarsın
Hançer değil saplanan
Çocukluğum
Sanki asılı kalmış bir dağ yamacına,
Nerden çıkacağı bilinmez aracın
Viraj boyunca yol alışı gibi
Birbirine bakan komşu evlerden
Adım adım inilen
Kâh hüzün,
Kâh neşe
Bilemedim
Böylesi yorulacağımı
Tahammül edemiyorum
Kendime bile.
Kalmadı içimizde pek bir neşe
Belki başka baharlara saklıdır.
Saklı düşler biriktirdik gönlümüzce
Gerçek olur olmaz diye yaradır.
Ne hastası şifa umar oldu
Ne dertlisi derdine derman arar
Bilip bilmeden yaşadık
Bakıp görüp anladık
Kırık dökük yer yer parçalandık
Acısı içimizde dertler bizim.
Sorsan kim ne hâldedir
Can kulağı ile
ezana kulak kesildin mi?
Semaya karışan Allahu Ekber!
Sonbahar, sonu kış başı bahar
Renk cümbüşü yapraklar
Bir bir dökülüyor dallardan
Ah nasıl dayanılır, ayrılık var.
Dönüş yok sıcak günlere,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!