Kendine uğramadan,
kimseye gitme.
Önce kendi kapını çal,
biraz otur eşiğinde.
İçeride kim kalmış,
kim gitmiş senden;
hangi yaran hâlâ çocuk,
hangi sevincin büyümeyi unutmuş,
bir bak.
Başkalarının gözlerinde
kendini aramadan önce
kendi gözlerine bak
Aynalar yüzünü gösterir yalnız,
insanın asıl sureti
kendi içine baktığında görünür.
Kendine uğramadan,
kimseye gitme.
Çünkü insan bazen
yalnızlığından kaçıp
aşkın kapısını çalar.
Sonra sevdiğini sanır
sığındığı yeri.
Bir başkasının omzuna bırakır
taşıması gereken bütün yüklerini
ve buna sevda der.
Oysa sevda,
iki eksikliğin birbirine tutunması değil;
iki tamamlanmamış insanın
birbirini tamamlamaya zorlaması hiç değil.
Sevda,
kendi karanlığından geçmiş
iki insanın
ışıklarını yan yana koymasıdır.
Önce kendi geceni tanı.
Hangi korku susturuyor seni,
hangi özlem sürüklüyor,
hangi eski yenilgi
hâlâ kararlarını veriyor senin yerine;
bil.
Kendi yaranı bilmeyen
başkasını kanatır.
Kendi yalnızlığıyla barışmayan
başkasını kafese koyar.
Kendini sevmeyi öğrenmeyen ise
sevilmeyi
itaat sanır.
Bu yüzden
kendine uğramadan,
kimseye gitme.
Biraz kendinde kal.
Kendi sesini
kalabalığın sesinden ayır.
Sana öğretilmiş doğruların içinden
kendi doğrunu çekip çıkar.
Sonra çık yola.
Birine gideceksen
muhtaç olduğun için değil,
çoğalmak için git.
Elini tutacaksan
düşmemek için değil,
birlikte yürümek için tut.
Seveceksen
kendinden vazgeçerek değil,
kendini de yanına alarak sev.
Ve bir gün
bütün kapılar yüzüne kapansa bile
dönebileceğin bir evin olsun:
Kendin.
Çünkü insanın
başkasına varabilmesinin
en uzun,
en çetin
ve en güzel yolu
kendinden geçer.
Kendine uğramadan,
kimseye gitme.
Yoksa gittiğin her yerde
bir başkasını değil,
kendinde bıraktığın boşluğu ararsın.
Kayıt Tarihi : 14.08.2020 23:52:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!