Gözlerim sabaha karşı uyanmış sokaklara benziyor,
birkaç insan sesi, yırtık bir gazete ve demli çay kokusu.
Çok uzaklarda bir fabrika sireni ağlıyor,
yeni bir günün telinde paslı umutlar çalıyor.
Ayakkabılarımda kurumuş çamur var hâlâ dünkü yağmurdan,
ama yüreğim, tertemiz, bir mayıs sabahı gibi dirençli.
Yorgun kalbimin sahralarında ılgın yanılsama.
Ruhumun kurumuş yerlerini göğe çeviriyorum.
Keşke sen merhamet olsaydın susuzluğuma…
Yalpaladım, tökezledim… devriliyorum.
Zamanın göğsüne saplanmış zehirli hançer..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!