Eksildik Şiiri - Bekir Erçalışkan

Bekir Erçalışkan
79

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Eksildik

Hikaye şöyle başlamıştı; sıcak bir yaz gününde, Anadolu’nun bağrında...
Yıldızların kaybolduğu, karanlık bir eylül akşamında...
İçimde bir sıkıntı; dışarı çıkıp bir sigara sarmıştım,
Çektiğim her nefeste sanki biraz daha daralmıştım.

Atladım atıma, sürdüm doludizgin; dayandım kapısına!
Tutup kolundan vurdum atın terkisine, sürdüm köyün batısına!
Ne naz, ne işve, ne de itiraz... Dünden razıymış meğer;
Dörtnala giderken çözülüp düşmez mi eyer?

O bir yana, ben bir yana... Atı tutana aşk olsun!
At üzerimizden geçse bu kadar acımazdı, andolsun!
Gözlerden ırak, gizli gizli, yol bularak dağların arasında,
Vardık İstanbul’a bitap halde, yıldızsız bir gece yarısında...

Köyümüzün tozunu toprağını İstanbul’un rüzgârlarına savurduk,
“İki gönül bir olunca samanlık seyran olur.” Deyip avunduk.
Küçük bir ev tutup, bahçesine birçok hayaller ektik;
Büyüyen hayallerimizden bir kız, bir oğlan iki evlat edindik.

Evlatlar büyüdükçe dertler de büyüdü; çıkılmaz oldu içinden.
Oğlan zengin olma hayali, kız artist olma sevdası peşinden...
Biz kucakladıkça onlar uzaklaştı, sonunda evden kaçtılar;
Biri mafyanın kucağında, diğeri fuhuş batağında gözlerini açtılar!

Mafya olup ablasını o yollara düşürür mü hiç kardeşi?
Bir gece basıp çekip aldı kardeşini, ardında bırakarak on leşi!
Oğlum tutuklanıp hapishaneye, kızım ise hastaneye...
Onlar durur mu? Oğlumu hapiste vurdular, kızımı hastanede!

Anaları o gün sustu; ne ayağa kalktı, ne bir daha konuştu...
Sanki ayağına, diline felç inmişti; yaşayan bir ölü olmuştu.
Sonrasını hatırlamıyorum, inan Hâkim Bey, hatırlamıyorum!
Hepsini ben öldürmüşüm ama pişmanlık da duymuyorum!

Sonradan anladım neler olduğunu, “Kana kan!” deyip dalmışım;
Bir gece tepelerine binip evlatlarımın intikamını almışım!
Bana ağır tahrikten yirmi beş yıl hapis verdiler,
Eşimi Bakırköy’de bir deliler koğuşuna yerleştirdiler.

Her gün biraz daha eksildik yedi tepeli şehrin karanlık dehlizlerinde,
Yitip gitti hayallerimiz, bu zalim İstanbul’un keşmekeşliğinde...
“İstanbul’un taşı toprağı altın” derler, gel gör ki kara batakmış!
Anadolu’nun tozu toprağı, meğer buralardan daha pakmış...

20.08.2026
20:58

Bekir Erçalışkan
Kayıt Tarihi : 31.08.2026 18:36:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!